30 Haziran 2009 Salı

Salı günü : Çocuklarla karikatür, Bostan'da düğün hazırlıkları





Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Sayın Thomas Hammarberg pazar günü mahalleyi ziyaret etti

http://www.coe.int/t/commissioner/News/2009/090703VisitTurkey_en.asp

Mr. Hammarberg ve ekibi, yıkımlar sonucu mağdur durumda olan mahallelileri, Sulukule Roman Kültürü'nü Geliştirme ve Dayanışma Derneği yetkililerini ve Sulukule Platformu gönüllülerini dinlediler.




25 Haziran 2009 Perşembe

2009 Unesco Raporu'nda Sulukule ve 5366 sayılı kanunun Dünya Mirası'nın korunmasına tehdit oluşturması

................................................................................
No significant modification appears to have been made to urban renewal projects proposed within the framework of Law 5366 for the “Preservation by Renovation and Utilization by Revitalizing of Deteriorated Immovable Historical and Cultural Properties” and they have not been revised to constitute conservation plans appropriate for a World Heritage property.
The implementation in practice of Law 5366 therefore remains a significant potential threat to the integrity of the World Heritage core areas.
This is relevant not just for individual monuments but also for areas such as Sulukule, part of the property located near the Theodosian Walls where
the mission considered that there had been unacceptable loss of tangible and intangible attributes through the destruction of listed buildings and the dispersal of communities through a programme of gentrification by local authorities. This was referred to as a social project in the State Party report, but the mission considered that economic factors had been a dominant factor in the relocation of inhabitants.
Fatih Municipality has now submitted a development plan for the area within the framework of Law 5366. It was not possible for the mission to examine the detailed proposals, as they have been submitted for evaluation to the Protection Council, but an outline elevation shown to the mission appeared to involve the demolition of houses located on the Sea Walls and the construction of an imperial staircase in front of the walls framing the former palace of the Bulgarian exarch. This is a development rather than a conservation project and not the assistance to individual owners as recommended by previous missions.
.............................................................................
Many of the benchmarks agreed by representatives of the Turkish authorities during the 2006 mission and endorsed by the Committee at its 30th session were not met within the specified timeframe or have yet to be completed, and the same is true of many benchmarks recommended by the 2008 mission and endorsed by the Committee at its 32nd session. Progress in meeting such benchmarks is urgently needed.
Of the new financial and legal provisions recently put in place, of particularly concern are projects designed and implemented within the framework of Law 5366 for the “Preservation by Renovation and Utilization by Revitalizing of Deteriorated Immovable Historical and Cultural Properties” could result in a serious loss in authenticity, and that the wholesale demolitions of houses of the Roma minority in Sulukule (in the Theodosian Land Walls core area) indicate how potentially destructive such projects can be.

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1110065&Date=24.06.2009&b=Istanbul%20Dunya%20Kultur%20Mirasi%20listesinden%20cikabilir&KategoriID=24&ver=46

Unesco Dünya Kültür Mirası Komitesi’nin önünde, İstanbul’daki uygulamaları yerden yere vuran bir rapor var.Raporda özellikle Sulukule, Four Seasons inşaatı, Haliç’teki metro inşaatı eleştiriliyor

İspanya’nın Sevilla kentinde halen devam eden UNESCO Dünya Kültür Mirası Komitesi’nin genel toplantısında görüşülen Dünya Kültür Mirası taslak raporunda; Sulukule, Osmanlı döneminden kalma ahşap binaların korunması, Sultanahmet’teki Four Seasons Oteli’ndeki ek inşaat, Haliç’teki metro köprüsü inşaatı ve İstanbul’un trafik mastır planı gibi uygulamaların İstanbul’un kültür mirasını tehdit ettiği değerlendirmesine yer verilerek, bu uygulamalardan dolayı Hükümet’e ağır eleştiriler yöneltildi.
2009 yılı Nisan ayında İstanbul’a gelerek incelemelerde bulunan UNESCO heyetinin gözlemlerine yer verilen raporun, 30 Haziran’a kadar sürecek olan toplantının sonunda kabul edilmesi durumunda İstanbul’un UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinden çıkarılması riski ortaya çıkacak. Sulukule Platformu sözcülerinden Viki Çiprut’a göre ise en iyimser senaryoyla heyet, gerekli düzenlemeleri yapması için Hükümet’e bir yıl daha ek süre verebilir.

‘UNESCO dikkate alınmadı’
Özellikle Sulukule ile ilgili olarak “tescilli binaların yıkılmasının yanı sıra yerel yöneticiler tarafından uygulanan soylulaştırma programı sonucu yerel toplulukların dağıtıldığı ve bölgenin somut ve somut olmayan değerlerinin kabul edilemez bir şekilde yok edildiği” tespitinde bulunan UNESCO heyeti, önceki yıllarda incelemelerde bulunan UNESCO heyetlerinin Hükümet’e sundukları inceleme raporlarının da dikkate alınmadığını belirtiyor.
Heyet raporunda özellikle, tarihi alanların yenilenmesi konusunda çıkarılan 5366 Sayılı Yasa’nın, koruma değil aksine yıkımlara ve tarihi değerlerin yok edilmesine yol açtığı açıkça belirtiliyor ve daha önceki raporlarda olduğu gibi bu yasanın değiştirilmesi tavsiye ediliyor.
UNESCO’nun taslak raporunda İstanbul’un kültürel mirasını tehdit eden uygulamaların her birine ayrı bir başlık açılarak yer verildi.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=942036&Date=24.06.2009&CategoryID=77

http://www.ntvmsnbc.com/id/24978128/

http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/06/24/unescodan.istanbula.agir.elestiri/532183.0/index.html

Istanbul heritage at risk, says report
Istanbul, 25/06/2009 - A report prepared by inspectors from UNESCO that is being debated currently by the body's world cultural heritage committee states the
government's policies are putting Istanbul's rich heritage at risk and the city is in danger of being removed from the list of heritage sites. A report has been submitted to UNESCO's world cultural heritage committee that puts Istanbul in a very bad light when it comes to preserving its heritage and threatens the city's status as a world heritage site.
The report especially criticized the gentrification project in the ancient Roma neighborhood of Sulukule and the constructions of the Four Seasons Hotel and the metro near the Golden Horn. The Turkish government was heavily criticized at the ongoing general meeting of the world cultural heritage committee of UNESCO in Seville, Spain. During discussions for a draft for the World Cultural Heritage report it was mentioned that Sulukule, the lack of efforts to preserve wooden buildings from the Ottoman era, the construction of an additional area for the Four Seasons Hotel in Sultanahmet, the metro bridge construction near the Golden Horn and the traffic master plan for Istanbul are threatening the cultural heritage of the city. It is also stated that inspection reports presented to the government have been disregarded.
Read more on http://www.hurriyet.com.tr/english/domestic/11936728.asp

21 Haziran 2009 Pazar

Sulukule’de Kentsel Dönüşüme Yakalanan Hayatlar…

Arkasında hiçbir kamu yararı bulunmayan bir rant projesi uğruna iyi kötü barındıkları evlerinden, memleketlerinden atılan yoksul Romanlar dört bir tarafa dağıldı. Pınar'ın foto-röportajı, Ozan'ın yazısıyla...

Surdibi’nin tarihi Roman mahallesi Sulukule geçtiğimiz Mayıs ayı ortasında yaşanan yıkımla ömrünün sonuna geldi. Her yaz sokaklarında düğün ve sünnet alaylarının 9/8’lik ritimlerle geçit yaptığı mahallenin yerinde, koskoca bir enkaz yığını yükseliyor. Yıkıntılar üzerinde hurda toplayıcıları hummalı bir faaliyet içinde; bu evlerde tüketilmiş hayatların demirini kapısından çerçevesinden, bakırını kablosundan ayırıyor. İnsanlardan, kültürden ve tarihten para eden ne kalmışsa, bir bir kamyonların üzerine istifleniyor.

Kentsel dönüşüm neredeyse herkesin birbiriyle akraba olduğu bu mahallede genç, yaşlı, kadın, erkek, kiracı, ev sahibi bütün insanların hayatını etkiledi. Burada herkes bir şeyini kaybetti; kimisi evini, kimisi işini, kimisi çocukluğunu, kimisi ömrünün en güzel yıllarını… Yine de bu hoyratlık mahallenin zenginlerine başka, yoksullarına başka türlü değdi. Yeryüzünden silinen tarihi semt ile birlikte, yaşlıları, yalnızları ve muhtaçları esirgeyen, koruyan mahalle dokusu da yok oldu gitti; insanlar birbirini kaybetti....

http://bianet.org/bianet/siyaset/115273-sulukule-de-kentsel-donusume-yakalanan-hayatlar?from=bulten

13 Haziran 2009 Cumartesi

Çocuklar Yetiştirici Sınıfını başarı ile tamamladılar, Başarı Belgelerini aldılar


12 Haziran 2009 Cuma

Bilgi Üniversitesi'nde BM Zorla Tahliyeler Komisyonu Forum Toplantısı





Toplantının açılış konuşmasını Cihan U. Baysal yaptı. Konuşma metni şöyleydi :

Değerli Konuklar, Sevgili Dostlar, Sevgili Arkadaşlarım,
HOŞGELDİNİZ.

- ZORLA TAHLİYELER ve EV BOŞALTTIRMALAR üzerine BM HABITAT’a raporlar yazan Danışma Kurulu AGFE’den Prof Yves Cabannes ve Prof. Arif Hasan buradalar.
3 günlük yorucu bir maratondan sonra AGFE’nin İstanbul raporu şekillendi. Bu raporun altında yerel danışman sıfatı ile benim de imzam olacak ancak bu raporda onlarca arkadaşımızın emeği var, katkıları olmasa bu rapor ortaya çıkamazdı, teşekkür ederiz.
AGFE’nin yerel danışmanlar kadrosuna seçilmiş olmaktan onur duyuyorum.
Ancak gönül isterdi ki ne ben bu göreve geleyim ne de ülkem bu listede yer alsın.Çünkü benim bu kadroda yer almam demek Türkiye’deki zorla tahliyelerin tehdit edici bir boyuta vardığının göstergesi demek oluyor ki bu gerçekten kaygı verici.
Türkiye BM Ekonomik, Sosyal, Kültürel Haklar Sözleşmesi’ne taraftır.Bu sozleşmenin 11.Maddesi gelmiş geçmiş tüm sözleşmeler içinde Barınma Hakkını-mülkiyetten bağımsız olarak,barınma hakkını –en iyi tanımlayan maddedir.Zamanla ve çağın gereksinimleri doğrultusunda bu madde 2 genel yorum ile güçlendirilmiştir.
Bu Sözleşme’nin 11.Maddesine atfen yazılan,7 nolu Genel Yorum zorla tahliye/ev boşalttırmalar üzerinedir. Burada zorla tahliyeden şu anlaşılmalıdır:
kişilerin, ailelerin ve/veya toplulukların kendi iradeleri olmaksızın oturdukları evden ve/veya topraktan geçici ya da daimi olarak ve uygun hukuki veya diğer koruma biçimleri sağlanmaksızın ve bu biçimlere erişim olmaksızın çıkarılmaları.
Gezdiğimiz bazı mahallelerde gördük ki Türkiye bunu ihlal etmektedir.

4 no’lu genel yorum ise, ‘yaşamaya elverişli konut hakkı’ tanımıyla çağın gereklerine göre 11. maddeyi yorumlar. Burada söz konusu olan, dört duvar ve bir çatıdan oluşan barınak değil, kişinin insan onuruna yakışan şekilde( BURADA ANAHTAR SÖZ İNSAN ONURUDUR!)ve güvencede yaşayabileceği, ekonomik olarak da erişebileceği bir sosyal haktır. Yorum, ‘yeterlilik’ kıstasını yedi alt başlıkta toplar: Kullanım hakkının yasal güvenliği/hizmet, malzeme ve altyapının niteliği/ekonomik olarak karşılanabilirlik
/oturulabilirlik/erişilebilirlik/iskân yeri ve kültürel yeterlilik.
Gördük ki Türkiye burada da sınıfta kalmıştır. Özellikle kentsel dönüşüm sonucu bulundukları mahallelerden tahliye edilerek TOKİ Bloklarına mahkum edilen mahalleler-ki çok net bir şekilde Sulukule/Taşoluk ve Ayazma-Tepeüstü/Bezirganbahçe örneklerinde gördüğümüz üzere-bir mağduriyetler silsilesi ile baş etmek zorunda bırakılmışlardır. Burada en görünür olan elbette ki ekonomik mağduriyetlerdir, borçlandırılarak aldıkları konutlarını ödemekte zorlanan yüzlerce aile, borçlarını ödemek için konutlarını satıp kentin çeperlerine doğru göç etmekte ve kentsel dönüşüm projeleri sonuçta kentsel sürgün projelerine dönüşmektedir. Ekonomik mağduriyetler görünürdür öte yandan içten içe sosyal ve kültürel mağduriyetler de kanamaktadır, sosyal ağlar,komşuluk ilişkileri ve dayanışma bozulmakta,bir apartman yaşamı/medeniyet diktesi ile kültürel haklar darmadağın olmaktadır.

Harvey’in bir alıntısından alıntılayarak,anlamını bozmadan ama cümleyi biraz da kendimce/kadınca tercüme ederek şöyle ifade etmek istiyorum:

Kentleri biz inşa ederiz, sonra kentler bizi dönüştürür ve sonuçta nasıl insanlar olduğumuzu inşa ettiğimiz kentler tayin eder, der Harvey.
Bugün inşa ededurduğumuz beton blokların arasındaki mağduriyet ve ihlal çığlıklarını duyamıyorsak, göremiyorsak,
Bugün yıkıntılar ve molozlar arsında sokaklara terk ettiğimiz aileleri, yaşlı ve hastaları ve elbette çocukları bilmiyorsak, bilemiyorsak önce kendimize bakıp ne tür insanlara dönüşmekte olduğumuzu sorgulamamız gerek.
Biz nasıl bir kent istiyoruz ki öyle insanlar olalım?
Biz kentin sahipleri mi olmak istiyoruz
Yoksa kent mi bizim sahibimiz
Biz onun robotlarıyız?

İstanbul raporu galiba bunu irdelemek üzere yola çıkıyor..
İstanbul’u mahallelerine geri vermek boynumun borcu demek üzere yola çıkıyor…
Cihan Uzunçarşılı Baysal


Prof Yves Cabannes OECD ülkeleri arasındaki karşılaştırmalar hakkında grafikler sundu. Grafiklerde OECD ülkeleri arasında kentleşmedeki artış sıralamasında Türkiye birinci sırada bulunuyor. Eşitsizliğin en fazla olduğu ülke gene Türkiye, gelişme sıralamasında ise Türkiye orta sıralarda yer alıyor. Prof Arif Hasan İstanbul'daki mevcut uygulamalar sonucunda şehrin çeperlerine itilen, sürekli yer değiştirmek zorunda bırakılan yoksul evsiz bir kent nüfusu yaratılacağını söyledi. Bu hataların daha önce başka ülkelerde de yapıldığını, Fransa'da, İngiltere'de ve İskandinav ülkelerinde buradaki benzer uygulamaların sebep olduğu olumsuz sonuçları düzeltmek için şimdi toplu konutların yıkılarak yerlerine daha az katlı konutların yapıldığını, yerel ve yerinde gelişimin sağlanmaya çalışıldığını söyledi. Kanunların hiçbir zaman yeterli olmadığını, asıl önemli olanın ilgilenilen topluluğa saygı ve sevgiyle yaklaşılıp yaklaşılmadığı olduğunu vurguladı. Çin'de yapılan bazı başarılı uygulamalardan bahsetti. Bu şekilde devam ederse İstanbul'un Joannesburg ve Prof. Hasan'ın kenti Karachi gibi, birbirleri ile çatışmalı parçalara bölünmüş bir kente dönüşeceğini söyledi. Mahallelerden katılan dinleyiciler kanundaki "Acele Kamulaştırma" yetkisinin kendilerine tehdit olarak uygulandığını, bu yetki ile zorla evlerinden ayrılmaya zorlandıklarını bildirdiler. Acele Kamulaştırma tehditi ile evlerinden ayrıldıkları zaman oradan gönüllü ayrılınmış gibi gözükse de bunun da bir "zorla tahliye" olduğu belirttiler. Acele Kamulaştırma ile hakları gözetilenlerin Kamu değil güçlü sermaye sahiplerinin yararı olduğu, İstinye Parka ulaşım için yol açılması, Kulelerin yapımı gibi sebeplerle binlerce kişinin barınma hakkının tehdit altında bırakıldığı söylendi. Fatih Belediyesi yetkililerinin Sulukule Projesi hakkında yaptığı açıklamalara gösterilen tepkilerle toplantı devam etti. Kiracılara Kayabaşı, Taşoluk gibi yerlerde tanınan ev edinme hakkının da kiracılara yerlerinde kalma hakkı tanınmamış olması sebebiyle "Ayrımcılık" olduğu, orta vadede bu kişilerin maddi zorluklar yaşayarak barınaksız kalma riski ile baş başa bırakıldığı söylendi. Prof Hasan, " Ev sahibi, resmi kiracı ve belgesiz kiracılar bir araya gelerek Ortak Projeler yapmalılar, Toprak Ortak Hak'tır. Kiracılar korunmalı, yoksul kiracılar desteklenmeli, tahliyeye karşı mücadele verenler suçlu gibi gösterilmemelidir. İnsanların toplu konutlara taşınması, onların yerine maddi durumu iyi başka insanların gelmelerinde hiçbir kamu yararı yoktur. Rant Odaklı yaklaşım ile Halk Dostu Kent Hakları temelli yaklaşım arasında fark var" dedi.

Funda Oral

fotoğraflar : Najla Osseiran

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11849489.asp?gid=233

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1105658&Date=12.06.2009&b=Zorla%20tahliye%20kutuplasma%20yaratir&ver=78

09 Haziran 2009 Salı

Birleşmiş Milletler HABITAT ‘ın, Zorla Tahliyeler konusundaki Danışma Grubu AGFE’nin (Advisary Group on Forced Evictions) mahalleyi ziyaret etti

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=943591&Date=06.07.2009&CategoryID=41

Birleşmiş Milletler HABITAT ‘ın, Zorla Tahliyeler konusundaki Danışma Grubu AGFE’nin (Advisary Group on Forced Evictions) Sulukule'yi ziyaret ederek yıkım mağduru mahalleliler, platform yetkilileri ve mahalle liderlerinden bilgi aldılar. Mahalle ziyaretinin ardından Fatih Belediyesi ile görüşmeye gittiler.







29 Mayıs 2009 Cuma

Fransa'da Lille'de Sulukule - Çalınan Yer- Sergisi açıldı





Bu hafta mahallede yıkım devam etti

Çarşamba ve Perşembe günleri mahallede polis eşliğinde yıkımlar devam etti.

Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'ndeki Helsinki Komisyonu, İstanbul Sulukule'deki yıkımı kınadı.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24968316/

http://csce.gov/index.cfm?FuseAction=ContentRecords.ViewDetail&ContentRecord_id=753&ContentRecordType=P&ContentType=P&CFID=11428141&CFTOKEN=58672235

WASHINGTON - Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'ndeki Helsinki Komisyonu'nun eşbaşkanı Senatör Ben Cardin, Sulukule'nin buldozerlerle yıkılmasının, Romanlara saygısızlık olduğunu ve İstanbul'un tarihinin bir bölümünü sildiğini söyledi.

Amerikan Kongresi'ndeki Helsinki Komisyonu'nun eşbaşkanları Senatör Ben Cardin ve milletvekili Alcee Hastings, Sulukule'nin buldozerlerle yıkılması üzerine yazılı açıklamalar yayınladı.

İki eşbaşkan, Sulukule'nin 1054 yılından bu yana İstanbul'daki Romanlar için ev niteliğini taşıdığını kaydetti.

U.S. HELSINKI COMMISSION CHAIRMAN CARDIN AND CO-CHAIRMAN HASTINGS CONDEMN TURKISH GOVERNMENT DESTRUCTION OF NEARLY 1,000-YEAR-OLD ROMA NEIGHBORHOOD


WASHINGTON—Senator Benjamin L. Cardin (D-MD), Chairman of the Commission on Security and Cooperation in Europe (U.S. Helsinki Commission) and Co-Chairman Congressman Alcee L. Hastings (D-FL), today released the following statements upon reports that the Turkish government completed the demolition of Sulukule, a suburb of Istanbul that has been home to the Roma minority since 1054.

“The bulldozing of Sulukule this week by the Turkish government shows a lack of regard for the Romani people, and sadly erases a centuries old fixture of Istanbul’s history,” Cardin said. “The Turkish government should adequately compensate the Romani families and provide alternative housing to keep the community united now that their historic neighborhood is gone.”

“We are deeply concerned about the pattern of housing dislocation Roma are experiencing in numerous countries, brought on by everything from flooding to armed conflict to pure discrimination. When Roma are removed from their homes, often with no adequate alternatives, they are disconnected from schools, health care and a host of other public services, and get sucked even deeper into a vortex of poverty – with predictable and disastrous consequences for families,” Hastings said.

“The destruction of Sulukule to make way for new, higher-priced, villa-style homes that Roma could not afford to purchase is especially regrettable because it occurs at a place this Romani community has called home for nearly 1,000 years,” Cardin added.

The unfortunate outcome of this so-called urban renewal project is not only the destruction of this historic neighborhood, but the forcing of 3,500 Sulukule residents 40 kilometers outside of the city to the district of Tasoluk or onto the streets.

“We urge all OSCE participating States to honor the commitments adopted at the 1999 Istanbul Summit and in other OSCE documents to ensure Roma are treated with dignity and respect,” said Co-Chairmen Cardin and Hastings.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

[Roma Daily News] Turkish bulldozers raze 1,000 years of Rom history

Tuesday, May 19, 2009

AFP News Briefs List

Turkish bulldozers raze 1,000 years of Rom history

by Nicolas Cheviron

http://www.france24.com/en/20090519-turkish-bulldozers-raze-1000-years-rom-history
Ferdi Celep sat on a sofa surrounded by the debris of his life, watching city workers empty clothes and furniture from a row of two dozen colourful houses huddled against the Byzantine battlements of Istanbul's old city.

Within hours, the last remnants of a thousand years of Rom history were wiped out by bulldozers.

Anti-riot police supervised this final phase last week of the demolition of Sulukule, a neighborhood on the European bank of Istanbul once home to a vibrant community of musicians and artists whose rhythmic songs and belly dancing served as the city's musical heart.

Similar scenes have been repeated across the country as municipalities, supported by the ruling Justice and Development Party (AKP), drive home a programme of urban renewal, destroying ramshackle and often unsanitary housing in favour of new tower blocks, often many kilometers (miles) outside localities.

But the demolition of Sulukule caused controversy as it razed an ancient community of Rom gypsies who can trace their history in the suburb back to Byzantine times.

"A big thank you to the municipality," said Celep, who is unemployed.

"Thanks to them I will sleep on the street with my wife, my new-born child and the four-year-old. We have no where to go."

City officials in the Fatih district, run by mayor Mustafa Demir from the AKP, estimate the project will relocate about 3,500 people from Sulukule -- 1,300 of them Roms -- and replace their old housing with fancy, wood-panelled "Ottoman style" buildings.

The demolition, begun at the end of 2006, will wipe out "hovels you wouldn't dump coal in," according to the mayor.

However local activist Hacer Foggo of a group called the Sulukule Platform estimates that closer to 5,000 people, the bulk of them members of the minority, are being displaced, and all to benefit the ruling party and its allies.

"Who is going to buy the houses that they will build here? It will be the profiteers, those close to the AKP," she said. "The idea is to expel the poor from the city centre and put the rich in their place."

Turkish media reported a few months ago that several AKP members and figures close to the party were allegedly among the prospective buyers of the new houses.

Foggo said the resettlement will break up a community that has survived through centuries thanks to a tradition of solidarity and mutual aid.

"Here at least everyone knew each other, the rent was very low and the local grocer always gave you credit," she added.

Sulukule welcomed generations of residents from other parts of Istanbul who came for music, booze and belly dancing before a ban in the 1990s by conservative governments shut its colorful neighbourhood taverns.

Some meanwhile insist the redevelopment of Sulukule amounts to more than the disappearance of one of the most picturesque parts of this sprawling city of more than 12 million that has served as the capital of three empires -- Roman, Byzantine and Ottoman.

It means the end of a millennia of history, according to British researcher Adrian Marsh, a specialist on the Roms of Turkey.

Sulukule was the oldest known settlement in the world of Nomadic Roms, said Marsh, first mentioned by a Byzantine scribe in 1054.

His writings speak of "Egyptians" living in black tents along the fortress walls and eking out an existence thanks to their belly dancers, fortune tellers and dancing bears, Marsh said.

After Constantinople -- as it was then known -- fell to the Turks in 1453, Sulukule's dancers and musicians became fixtures of the opulent nights at the Ottoman court.

"Demolishing Sulukule is not the same as demolishing just any other gypsy slum, the way it happens all over Turkey and Europe," said Marsh.

"It is the annihilation of the memory of an entire community."

13 Mayıs 2009 Çarşamba

SON DARBE



fotoğraf Najla Osseiran

fotoğraf Cihan Baysal
Sabahın erken saatlerinde Sulukule'ye Çevik Kuvvet eşliği ile giren belediye ekipleri, Sulukule'ye son darbeyi vuruyor... İçinde halen insanların yaşadığı evler, eşyalarıyla birlikte yıkılıyor.....oysa bu aileler belediyenin kendilerine yer göstermesi için verdikleri dilekçeye yanıt bekliyorlardı ve belediyeden bu konuda söz almışlardı...çocuklar her gün okula devam ediyorlardı....Sokakta kalan aileler için Çadırlara ihtiyaç var.

12 Mayıs 2009 Salı

Zabıtalar kapı kapı dolaşıp kağıt dağıttılar


Çok sayıda zabıta memuru, ev ev, sokak sokak dolaşarak, protokole, kanuna ve projeye değinen, geriye kalan ailelere akşama kadar evlerinden ayrılmalarını bildiren yazılar dağıttılar.

09 Mayıs 2009 Cumartesi

Hafriyat'ta Sulukule sergisi 6 Mayıs'ta açıldı. Sergi 31 Mayıs'a kadar gezilebilir.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=934514&Date=06.05.2009&CategoryID=113



















fotoğraflar : Kıvılcım Çağlıer

İstanbul 2010 gözden geçirme toplantısı ve Unesco'nun denetleme ziyareti

Nisan ayının üçüncü haftası Brüksel'de İstanbul 2010 AKB projeleri gözden geçirildi. Çalışmalar hakkında detaylı bilgi edinemedik. Sulukule'nin gündeme alınmış olması gerekiyordu.

Unesco Nisan ayının son haftası İstanbul'da gerçekleştirilen projeleri denetledi. Ekip denetleme programında STK buluşmalarına çok az yer verdi. İstanbul 2010 ofisinde yapılan toplantıda STOP'un hazırlamış olduğu alternatif proje hakkında bilgi aldılar. Unesco'nun denetleme raporunda Sulukule'ye nasıl yer vereceğini merakla bekliyoruz.

21 Nisan 2009 Salı

1 Umut Derneği'nde Çocuklarla Atölye

12 Nisan'da Ayşegül'ün atölyesine Selin, Najla, David, Ödül eşlik ettiler.








Mahallede Nişan, Tünel'de Konser

Geçen pazar günü mahallede nişan hediyeleri gidiyordu, düğün mevsimi geldi galiba





Kenan, Tünel'de Semaver Kumpanya- Zil Zurna'nın verdiği 15 dakikalık sokak konserine misafir oldu, 9/8 lik bölümde gruba katkısı muhteşemdi, konseri çok sayıda kişi izledi.




12 Nisan 2009 Pazar

Cuma günü Güler ve çocukları zorla tahliye edilmiş

Cuma günü Güler çocukları Nazar ve Esma ile birlikte yaşadıkları evden zorla tahliye edilmişler. Dün olaya tanık olan mahalleliler olanları korkuyla anlattılar. Taşındıkları halde günlerini mahallede geçiren birkaç aile " bak taşınmasaydık bizi de aynı şekilde zabıtalarla evden çıkaracaklardı" dediler.

09 Nisan 2009 Perşembe

Dünya Roman Günü Dün Kutlandı







http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=930183&Date=08.04.2009&CategoryID=77
http://www.timeturk.com/sulukulede-bayram-degil,-matem-var-64419-haberi.html
http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=4307&pid=19&haber=8%20Nisan%20D%C3%BCnya%20Roma
http://yenisafak.com.tr/Aktuel/?t=09.04.2009&c=5&i=179795n%20G%C3%BCn%C3%BC...
http://www.haberfatih.com/fatih/dunya_romanlar_gunu_buruk_gecti.asp
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=48973
http://bianet.org/bianet/kategori/toplum/113710/dunya-cingeneler-gunu-kutlu-olsun?from=bulten

08 Nisan 2009 Çarşamba

8 Nisan Dünya Roman Günü Kutlu Olsun

8 Nisan Dünya Roman Günü Kutlu Olsun

Yaklaşık üç yıl önce başlayan “kentsel yenileme” projesiyle birlikte her gün biraz daha yok olan, doğduğumuz, doyduğumuz, evlendiğimiz, anne, baba, olduğumuz, dedelerimizi, ninelerimizi karşı mezarlığa yolcu ettiğimiz mahallemizde, belki de son kez, yıkıntılar arasında, Dünya Roman Günü’nü hep birlikte kutlayacağız. Sulukule Roman Orkestrası'nın ve dayanışma amacıyla ziyaretimize gelecek diger bölgelerden Roman muzisyenlerin nağmeleri eşliginde...

Yeni sahipleri henüz yerleşmeden hepinizi son kez,
evimize, Sulukule'mize davet ediyoruz.

Sulukuleli Romanlar

Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği

Sulukule Roman Orkestrası

YER: Sarmaşık Cad. No:47 Eski Dernek binası enkazının önü

TARİH: 8 Nisan 2009, Çarşamba

SAAT: 13.00

02 Nisan 2009 Perşembe

Dozer Dikkat! Tapu sorunları çözülememiş evler var

http://www.habervesaire.com/haber/1360/

Dozer dikkat, bu evde insan var!1/04/09 - 21:18

Levent Umaç, Sulukule'deki evini kapısına asılı notla yıkımdan korumaya çalışıyor. Ama "kentsel yenileme" parselinde yer alan konut er ya da geç yıkılacak. Ailesinin 152 yıldır yaşadığı bu evin tapusu ölen dayısında kalmış.

Aliye Aral

Yaklaşık iki yıl önce evlerinin depreme dayanıklı olup olmadığını ölçmeye gelmişler. Lakin ölçüm biçim, güçlendirmek bir yana, yıkmaya yönelikmiş. Umaç ailesi, en az üç kuşaktır yaşadıkları bu evin, “Sulukule Kentsel Yenileme Projesi” nedeniyle yıkılmasını bekliyor.

Ama Umaç ailesinin tek sorunu evlerinin yıkılacak olması değil. Ailesinin son üç kuşağının bu evde doğup büyüdüğünü söyleyen Levent Umaç evin kendilerine ait olduğunu kanıtlayamıyor. Çünkü tapusunu hiç görmemiş. 152 yıldır hiç satış görmeyen evin Osmanlı dönemindeki tapusu, şimdi hayatta olmayan amcasında kalmış.

Umaçlar’ın belediyeden paralarını alabilmesi için tapu davası açması gerekiyor. Ailesinin geçimini evde ayakkabı yaparak sağlamaya çalışan Levent Umaç, mahkeme ve avukat masraflarını karşılayabilecek imkâna sahip değil. Aileye bu konuda Sulukule Platformu destek veriyor. Platform üyesi Neşe Ozan’ın yardımıyla Avukat Hasan Alıcı’ya ulaşmış ve Fatih 1. Sulh Mahkemesi’nde veraset davası açılmış.

Kentsel yenilemenin kalesi!
İstanbul suriçinin en eski yerleşimlerinden ve kent eğlence hayatının önemli mekanlarından Sulukule, 2005 yılından bugüne Türkiye’nin gündemine yerleşen “kentsel yenileme” olgusunun en çok konuşulan ismi oldu. Ağırlıkla Romanların yaşadığı bu tarihi semt, yenileme projesinin, düşük gelirli kesimin merkez dışına alınarak kenti “soylulaştırmak” ve onların üzerinden rant sağlamak amacıyla kullanıldığı iddialarının semboleştiği yer haline geldi. Ancak sivil toplum kuruluşları, bilim adamları hatta yurt dışından gelen tepkiler Sulukule’deki Romanların çoğunun, evleri yıkılarak semtten uzaklaşmasına engel olamadı.

Bakanlar Kurulu 2005’te “Sulukule Kentsel Yenileme Projesini” kabul etti. Kamulaştırma kararı 19 Ekim 2006’da kamulaştırma çıkarıldı. İtirazlar kabul görmedi, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yenileme Kurulu, Sulukule Yenileme Projesi’ni onayladı.Semti oluşturan Neslişah ve Hatice Sultan mahalleleri, yenileme alanı olarak belirlendi. Dar gelirli mal sahiplerine, mülklerini devretme dışında bir bu sistemde 86 bin 760 metrekarelik 355 parselin TOKİ tarafından revize edilmesi ve yeni konutlar yapılması planlandı. Büyükşehir ve Fatih belediyeleri projeyi ortak yürütecekti.

Dünyanın en eski yerleşik Roman topluluğu kabul edilen Sulukuleliler’e, TOKİ’nin Arnavutköy’ün Taşoluk beldesinde inşa ettiği, kent merkezine 40 kilometre mesafedeki toplu konutlardan 450 ev ayrıldı.

Kurayla belirlenen yaklaşık 300 Roman aile, aylık 280-425 lira taksitlerle 15 yıl vadeli borçlandı ve konut sahibi oldu. Ama konut sahiplerinin bir bölümü yok pahasına haklarını devrederek Taşoluk’a gitmedi. Hürriyet gazetesinden Ali Dağlar’ın 25 Mart 2009 tarihli haberine göre birikmiş taksitler, doğalgaz abone ücreti, elektrik, su ve kapıcı ücretlerini ödeyemedikleri için icra kıskacına giren Romanlar ise evlerini 3 bin ile 35 bin lira arasında fiyatlarla satarak Taşoluk’tan ayrıldı. TOKİ evlerinde sadece 27 Roman aile kaldı.

Evin 1950’lerde yenilenmiş tapusuna ulaşan Avukat Alıcı, bu tapuda da mal sahibi olarak “Mehmet oğlu Murat” isminin göründüğünü söylüyor. Ama, Murat kim? Soyadı ne? Nüfus kaydı nerede? Bu soruların yanıtını kimse bilmiyor.

Evlerinde ne mal sahibi ne de kiracı gözüken Umaç ailesi, 25 Aralık 2008’de ilk duruşmalarına çıkmış. Yaşadıkları yerde belki de köklerini hiç araştırmak zorunda olmadıklarından, “Mehmet oğlu Murat”ın anne tarafından mı, baba tarafından mı akrabası olduğunu bilmiyor Levent Umaç. “Daha önce böyle bir veraset davası görmedim” diyen hakim, Umaçlar’ın “dava”sını sahiplenmiş ve avukattan, tapu kayıtlarının açığa çıkarılmasını istemiş. Dava, tapunun tüm kayıtlarının incelenmesi istemiyle dava 9 Nisan’a ertelendi.

Avukat Alıcı, eldeki verilerin azlığına rağmen sonuçtan umutlu. “Çünkü Mehmet oğlu Murat’ın yakını olduğunu söyleyen, evde hak iddia eden başka kimse yok ortada” diyor. Mal sahibi gözüken Murat’ı tanıyan bir şahit bulunduğu takdirde ilerleme kaydedileceğini düşünüyor. “Mahkeme ya bize mirasçısınız ya da değilsiniz diyecek” diye ekliyor. Ama tapu davasını kazanmaları bile dönüşüm alanı içindeki evin yıkılmasına engel değil.

Gelgelelim Sulukule’de “tutunamayan” tüm Romanlar gibi Umaç ailesine de İstanbul Taşoluk’ta yapılan toplu konutlardan daire ayrılmış. Nurgül Umaç bu eve sadece bir kez, anahtar teslim günü gidebilmiş. Ama tapusunu alabilmek için 15 yıl boyunca ayda 485 TL kira ve 30 TL çevre temizlik vergisi ödemek durumundaki Umaçlar için bu eve gerçekten sahip olmak çok uzak gözüküyor.

Nurgül Umaç “Son iki senedi ödeyemedik üçüncüsü de yolda. En azından birini mutlaka ödemek zorundayız. Yoksa evi elimizden alacaklar” diyor.

Levent Umaç, “Kanıtlayabilirsek tapuyu, ben oradaki (Taşoluk) evi istemiyorum. Bana yine buradan bir ev versinler. Geri dönüşüm yapsınlar. Buradaki toprağın şu kadar karışı senin desinler ben onu öderim senelerce, ama bana orayı öde demesinler” diyor.

30 Mart 2009 Pazartesi

Çocuklarla bir pazar günü









Dün istanbul modern'de sevgili nalan'la gölge konulu atölye çalışması, ve galata kulesi civarında bir stüdyoda hiphop çalışması vardı. david ve sevim çocukları bir güzel toparlayıp bindirmişler servise.. sonrasında ben geç kalmış, mahalleye koşarken son dakikada hiphop çalışması bir şekilde iptal oldu.

ben de bugünü mahallede çocuklarla sohbet ederek geçirdim.

moderndeki gönüllü arkadaşlarımız bugün epeyce yorulmuşlar.. nalan kami sevim david ayşegül çok iyi bir iş çıkardınız, elinize sağlık harikasınız:) çocuklar sizi yormuşlar ama o kadar mutlu olmuşlar ki bugün ne kadar harika geçtiğini anlattılar.

sonra nalan kami giulia ve çocuklarla mahallede gezdik öyle. hava güzel diye herkes dışarıda. kadınlar yine kapı önünde sohbet ediyorlar. çocuklar her şey yolundaymışçasına bostana doluşmuşlar misket oynuyorlar. mahalle neredeyse dümdüz artık, ama bostan tüm o yıkılmışlığa rağmen panayır yeri gibi. misket oynadık sohbet ettik. madem hiphopa gidemedik biz de kendi atölyemizi yaparız deyip fotoğraf atölyesi yaptık giulia ile:) çocuklar bir dolu güzel resim çektiler. daha önce çekilen resimleri mahalleliye dağıttık. resim yarışmasına girmek isteyen küçükçeşme sokaktan damla'ya ayşegül ablasının boyalarını ilettik. mahallede bir dozer duruyor yıkıntıların arasında (hemen seçim sonrası hızla evlere saldırmak için mi bekliyor acaba)..

Selin

28 Mart 2009 Cumartesi

Yerel Seçimler Sulukuleli'nin Umurunda Değil

http://www.taraf.com.tr/haber/30601.htm

Evleri, barkları yıkıldı. Düzenleri bozuldu. Şimdi sorun Sulukuleliye, 29 Mart’ta kime oy vereceksiniz diye?
Yerel seçimlere sayılı günler kala, son yıkımlarla iyiden iyiye mahalle dokusunu kaybeden, bir zamanların en şenlikli yerleşim yeri, Sulukule’deyiz.
Yaklaşık bin yıllık tarihiyle en eski Romen yerleşimlerinden biri olarak bilinen Sulukule’nin sakinleri şimdilerde Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında Taşoluk’ta yapılan TOKİ konutlarına taşınıyor.
Mahallede moloz yığınları arasında dolaşan Sulukulelilerin gündemlerinin seçim olmadığını anlamak zor hiç de olmuyor. Etrafta Görmeye alıştığımız ne parti bayrakları var ne de sokak sokak dolaşan seçim otobüsleri...

“Seçimlerden beklentimiz yok”
Hep bir ağızdan anlatıyorlar: “Her yer yıkıldı. Komşularımız gitti; ama gidenlerden evlerini satıp geri dönenler var. Hem gittiğimiz evlerin doğalgaz ve elektrik masrafları pahalı geliyor hem de burayı özlüyoruz. Seçimlerden bir beklentimiz yok, güzel güzel geçinmek istiyoruz.”
Taşoluk’a gidip geri dönenlerden Nazmi Butu, şöyle söylüyor: “Bana da Taşoluk’ta yer verdiler ama geri döndüm. Yapamam oralarda. Alışmamışım. Zaten elektrik, su faturalarını karşılayamam.

Sattım evi, aldım paramı koydum cebime. Kirası 200 TL olan ev arıyorum. AKP’yi destekliyorum. İlacımı alabiliyorum, yeşil kartım var. Özürlü çocuğuma bakım parası alıyorum. Oyumu başka kime vereyim.” Sokak aralarında dolaşırken karşımıza çıkan mermerci dükkâna giriyoruz. Herkesin kendi derdine düştüğünden bahseden Cihan Çetiner, şunları söylüyor:

“Buralar AK Parti ve Saadet Partisi yoğunluklu. Ak Parti burayı alır. Sulukule yıkılıyor. Bir esnaflar kaldı. Esnaflar da mahkemelik. 30 senelik dükkanlar, verdikleri para mal sahibinin gözünde az. Sonunda gidilecek buradan. Başa gelenler dükkân sahiplerine yardımcı olsun istiyoruz. Kendi derdimize düştük.”


“Zengine peşkeş çekiyorlar”

Mermercinin sırasındaki Oto Makasçı’ya uzanıyoruz bu defa. Mehmet Bıçkı, “Kime oy vereceğimize karar veremedik. Televizyondan adayları izliyoruz. Hiçbiri tatmin etmiyor. Al birini vur ötekine. Dürüst, adaletli insanlar istiyoruz. Sulukule’yi fakirden aldılar zengine peşkeş çekiyorlar. Kapımızı sökmüşler, hurdacıya satıyorlar. Kendi kapımı parayla hurdacıdan alıyorum. Bugünkü yönetime asla evet demem. Polis, belediye, çalan çırpan hepsi bir. Hırsıza 35 yıllık birikimimizi götürme diyoruz artık.”

Yıkıntılar arasında dolaşıyor, Sulukulelilerin hayatlarına dahil oluyoruz. Yerel seçimlerin teğet geçtiği mahalleden ayrılırken, renkli sayfaları tek tek koparılmış bir masal kitabının kahramanlarını yıkık dökük bir gerçeğin ortasında bırakıp hayatlarından kayıp gidiyoruz.

26 Mart 2009 Perşembe

Tarihi Tescilli Sivil Mimari örnekleri yıkılıyor

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

Sulukule yenileme projesinde bütün hukuk dışı uygulamaları tek tek ortaya çıkmaya devam eden Fatih Belediyesi yasaları çiğnemeye devam ediyor. Mahallenin büyük bölümünü yok eden dozerler, tarihi tescilli sivil mimari örneklerini bir bir yıkıyorlar...

Belediye yetkilileri, sorulunca, mahalledeki tescilli evlerin projede korunduğunu, restore edileceklerini tekrarlayıp duruyor ama süreç içinde tam aksine bunları bir bir ortadan kaldırıyor. Kimi evler için yanıt "yanlışlıkla oldu" oluyor, kimisi için de "yandaki ev yıkılırken çöktü, istemeden oldu" pişkinliği... Böylece sayıları zaten olması gerekenden çok daha az olarak tespit edilen ve projede restore edileceği belirtilen tarihi evler , geri dönüşsüz bir şekilde ortadan kaldırılıyor.

Son olarak dün de dozerler, körlemesine kepçe sallarken KUDEP'in restore etmeye hazırlandığı bir evin yarısı çökertildi. Oysa evin sahibi, başına geleceleri çok iyi tahmin ettiğinden, penceresine "DİKKAT tarihi evdir ve restore edilecetir. Yıkmak yasaktır!" ibaresiyle bir duyuru da asmıştı. Ama bu da tarihi evi kurtarmaya ve dozerleri durdumaya yetmedi.

Belediye ekipleri, TOKİ'ye bomboş bir arsa olarak teslim etmeyi taahhüt ettiği Sulukule'yi "yanlışlıkla ve istemeden" dümdüz ederken, Koruma Bolge Kurulu'nun kararlarını da hiçe sayıyor. Kurulun, 23.10.2008 tarihinde, "projede değerlendirilmesi gerekir" şeklinde hakkında bir karar çıkarttığı ve mimari tipolojinin tüm özelliklerini taşıyan Küçük Çeşme Sokağı da kepçelerin hışmından kurtarılamadı.

Fatih Belediyesi'ni, hiç bir hak, hukuk, karar, yasa durduramıyor!

Saygılarımızla

Sulukule Platformu

Yıkım devam ediyor

2 gündür yıkım var. Tescilli evler de yıkılıyor.

25 Mart 2009 Çarşamba

Hürriyet'te Manşet : Sulukule'den Taşoluk'a giden Romanlar Zor Durumda

Rak rak raki, yaktın bizi TOKİ

Ali DAĞLAR

Sulukule’yi kurtarma projesi çerçevesinde Roman vatandaşlar için Taşoluk’ta TOKİ tarafından toplu konut yapıldı. 300 Roman aileye kurayla dağıtılan konutlarda bugün sadece 27 aile yaşıyor. Diğerleri ise doğalgaz, elektrik, su ve kapıcı ücretlerini ödeyemediği için lüks konutları yok pahasına satıp eski mahallesine dönüyor. Roman vatandaşlar, durumlarını anlatan bir de şarkı besteledi: ’Rak rak raki, yaktın bizi TOKİ..."

SULUKULE sakini Romanların yerleştirildiği Taşolukta’ki TOKİ evleri de rantın kurbanı oldu. Sulukule’den 300 Roman ailenin 15 yıl borçlandırılarak yerleştirildiği Taşoluk’taki TOKİ evleri, ödenemeyen taksit ve borçlar yüzünden altı ayda boşaldı. Birikmiş taksitler, doğalgaz abone ücreti, elektrik, su ve kapıcı ücretlerini ödeyemedikleri için icra kıskacına giren Romanlar haklarını 3 bin ile 35 bin lira arasında fiyatlarla devredip Taşoluk’u terkediyor. TOKİ evlerinde sadece 27 roman aile kaldı.

Farklı sözleşme

TOKİ’nin diğer sözleşmelerine standart olarak koyduğu, devir şartını bir yıl ikámete bağlayan maddeyi, Romanlarla yaptığı sözleşmede kaldırıp ucuz devirlerin yolunu açtığı da ortaya çıktı. Mahalledeki çevrelerini kaybeden, işsizlik nedeniyle açlık sınırında yaşayan Romanlardan F.A., "Buraya fakir diye getirdiler, zengin muamelesi yapıyorlar. Borçlarımızı ödeyemedik, icra geldi. Hacze gelip eşyamızı götürürler diye hafta içi Fatih’e kaçıyoruz. Hafta sonu geliyoruz. Sulukule’nin sayfiyesi oldu burası" diyor. Bir başka kadın, "Sulukule Paris’ti, burası kapalı mapusane, sinir hastası olduk, yavaş yavaş ölüyoruz" diye feryat ediyor. Öyle ki, Sulukule Roman Orkestrası TOKİ adlı şarkı bile yazmış: "Rak rak raki, yaktın bizi TOKİ" diye başlıyan ve "Mahallemden kopardın, vicdansız TOKİ" diye biten bir şarkı bu.

200 aile devretti

TOKİ dar gelirliler için yeni ilçe Arnavutköy’ün Taşoluk beldesine iki kilometre mesafede 1402 konut yaptı ve inşaatlar 2008’de bitti. Konutlardan 450’si Sulukule’deki yerlerinden olan kiracı Romanlara ayrıldı. Kurayla belirlenen yaklaşık 300 Roman aile, aylık 280-425 lira taksitlerle 15 yıl vadeli borçlandı ve konut sahibi oldu. Fatih Belediyesi, Romanlar için sabah saat 07.00’da Taşoluk, akşam saat 20.00’de Fatih’ten dönüş olmak üzere bir otobüsü servise koydu. Taşoluk’ta ikámet eden Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük, "Sulukule’deki iç avlulu sistemden betonarme binalara sürülen vatandaşlarım, orada komşularıyla iç içe yaşıyordu. Aileleri ayakta tutan, sosyal yardımlaşmanın yüksek olduğu bir mahalle hayatımız vardı" diyor.

TOKİ’nin Roman vatandaşlarla yaptığı sözleşmelerde diğer projelerden farklı bir detay var. Diğer sözleşmelerde devir şartını bir yıl ikámete bağlayan TOKİ, Romanlarla yaptığı sözleşmeden bu maddeyi çıkarmış.

Ailelerin Taşoluk’a gelişi altı ay öncesine dayanıyor. 300 aileden sadece 100’ü konutlara gelmiş, pek çoğu birkaç aylık ikámetten sonra, evini satarak terketmiş bölgeyi. 200 aile ise hiç yerleşmeden ilk günlerde üç binden başlayan, şimdi 35 bin liraya ulaşan hava paralarıyla konutları devretmiş. Sadece 27 aile kalmış, onlar da birikmiş borçların ve icra takiplerinin tazyikiyle konutlara müşteri arıyor.

Uyum sorunu bitmiyor

Konutlara iki kilometre mesafede tek doktorlu bir sağlık ocağı var. Gece kapalı olduğu için hastalar beş kilometre ötedeki Arnavutköy’e götürülüyor. Bir eczane var, o da belde merkezinde. Sitede tek market var, veresiye yok. Vatandaşlar yiyeceklerini dışarıdan getiriyor. Her konutta TOKİ elemanı bir kapıcı var, daire başı aylık 35 lira aidat ödeniyor. Tek sosyal ortam, Sulukule’de de kahvecilik yapan Roman vatandaş Göksel Küçükatasayan’ın açtığı kıraathane. Ama o da hafta sonu olmasına rağmen boş. Atasayan dertli, "İş yapamıyorum, borç gırtlağa kadar, mecbur gideceğiz buralardan" diyor. Lise yok, ilköğretim okuluna iki ay gecikmeyle başlamak zorunda kalan çocukların uyum sorunu var. Bir kısmı programda ilerleme olduğu için okula alınmamış.

Ölümüze para istediler

BURADA sağlık ocağı yok, iki kilometre ötede var. Birkaç ay önce babam Necdet Tokay rahatsızlandı. Kalp kriziydi sanırım. Gece apar topar sağlık ocağına götürdük. Gece olduğu için kapalı. Oradan Arnavutköy’e taşıdık. Orada da bir tek hastane var, o da özel. Orada daha müdahale edemeden babam vefat etti. Bir de 250 lira istediler. Ölüye para istediler. Cenazeyi vermediler.

TOKİ ŞARKISI

Rak rak raki
Yaktın bizi TOKİ
Evimden ayırdın
Yuvamdan ayırdın

Yıktın bizi TOKİ
Rak rak raki
Yaktın bizi TOKİ
Karıdan ayırdın
Mahallemden kopardın

Vicdansız TOKİ

20 Mart 2009 Cuma

223 aile taşoluk'a gitti, 25 tanesi hariç hepsi haciz yüzünden geri döndü...

Sulukule Roman Kültürü'nü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük'ün 18 Mart'ta NTV'de verdiği bilgilere göre Taşoluk'a giden 223 aileden 25 tanesi hariç geri kalanların hepsi haciz yüzünden geri dönmüş.

19 Mart 2009 Perşembe

Geçen Pazar Hip Hop Sanatçısı Tunç mahallenin gençleri ile konuştu



Geçen pazar mahalleyi ziyaret eden Tunç, gençlerin rap ve breakdance ile ilgili çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gençler ve Çocuklar için bir kültür merkezi bulunmadığını öğrenince çok şaşırdı.

Basında tartışmalar devam ediyor

http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/03/18/sulukulede.derin.kokular/518430.0/index.html

http://www.haberler.com/akp-chp-nin-sulukule-kavgasi-haberi/?utm_source=Ana_Sayfa_Manset_Yan
CHP İstanbul Milletvekilleri Mehmet Sevigen, Çetin Soysal ve CHP Fatih Belediye Başkan adayı Can Özyedierler, Sulukuleliler'e destek ziyaretinde bulundu. Sulukule sakinleriyle sokakları gezen ve sıkıntılarını dinleyen CHP'liler daha sonra tarihi bir çeşmenin başında açıklama yaptı. CHP Fatih Belediye Başkan adayı Can Özyedierler, Sulukule'de bir rant ve sürgün projesinin yürütüldüğünü savundu. Projenin bir rant projesi olduğu hususunda kamuoyunun hemfikir olduğunu öne süren Özyedierler, "AKP'li bazı meclis üyelerinin yakınları Sulukule'deki konutları vatandaşlardan satın aldı. Siyasetçilerin yanısıra bürokratlar da bu rant projesine ortak olmuştur. Söz veriyoruz ki yerel yönetimlerde iktidara geldiğimizde bunların hesabını verecekler. İşte şu başında durduğumuz tarihi çeşme ve niceleri yok ediliyor. Rant gözlerini öyle kör etmiş ki tarihi hiç düşünmeden ortadan kaldırıyorlar" dedi. Sulukulelilerin yurtlarından edilmeyeceğini ve gerçek hak sahiplerinin bölgeye yerleşeceğini belirten Özyedierler, "Bu bölge Roman yurttaşlarımızındır ve böyle kalacak" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen de rant iddialarının çok ciddi olduğunu ancak daha da önemlisi bölgede bir tarihin yok edildiğini söyledi. "Sulukule'de hangi sokağı kazsanız bir tarihi eserle karşılaşırsınız" diyen Sevigen, "Tarihi eserlerin bu kadar yoğun olduğu bir bölgeye inşaat makinalarıyla gelip bunları yok etmek son derece yalnış. Kentsel dönüşüm elbetteki yapılmalı. Ancak tarihi ve kültürel dokuya uygun olarak yapılmalı. Tarihi öneminin yanısıra bölgede bir kültür de kazınmak isteniyor. Buradaki Roman kültürünün yaşatılması Türkiye açısından önemli. Nasıl ki Brezilya'da Rio Karnavalı'yla Samba kültürü yaşatılıyor ve dünyanın ilgisi buraya çekiliyorsa, Sulukule de böyle bir cazibe merkezi haline getirilebilir" diye konuştu.

http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1072868&b=AKPliler%20buyuk%20dusunmus
Rantsa üzülürüm

UNESCO Türkiye İzleme Komitesi üyesi Prof. Dr. Cevat Erder de, projenin arkasında rant paylaşımı çabasının olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Projenin rant dışında etnik temizliği de barındırdığını belirten Erder, “UNESCO da bunu vurguladı. Roman yerleşmesinin dağıtılmasını önlemek istediler” dedi.
Sulukule Platformu’ndan Hacer Foggo, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık ‘yedirmem’ diyerek gündeme getirdiği yetim hakkının Sulukule’de yenildiğinin ortaya çıktığını söyledi. Foggo, “Yetim arıyorlarsa buraya gelsinler. Projenin hiçbir aşaması sosyal değil. Artık belli ki sosyal borsa projesi olmuş” diye konuştu.
Sulukule dün incelemelerde bulunan CHP Fatih Belediye Başkan Adayı Can Özyedierler de, projenin rant amaçlı olduğunun AKP’lilerin yer edinmeleriyle pekiştiğini belirterek, “Bu proje bir yenileme değil, Sulukule’yi yeme projesidir. Gaspın dışında tarih ve kültür katliamı da yapılmıştır. Seçilirsek projeyi durdurup, bu yerleri satın alanlardan geri alarak Sulukulelilere vereceğiz” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11241706.asp?gid=233

Sulukule’de yapılan Kentsel Dönüşüm projesini başından beri savunan Beyoğlu eski Belediye Başkanı AKP İstanbul Milletvekili Nusret Bayraktar, yarışma ile kabul edilen projenin Sulukule kültürünü yaşatmayı, avlulu eğlence mekanlarının modernize edilerek, hizmete sokulmasını amaçladığını söyledi. Bayraktar, "Bazı uyanıklar tarafından arsa satın alınıp, olay ranta dönüştürülmeye çalışıldıysa üzülürüm. Çünkü amaç bu değildi. Amaç orada yaşayan insanların hayatlarını daha iyi mekanlarda sürdürmeleri ve şehrin bu bölümünün turistler tarafından da ilgi çeken mekanlara dönüştürülmesiydi. İddialar doğru mu, bakacağım" dedi.

18 Mart 2009 Çarşamba

Sulukule bugün Hürriyet Gazetesi'ne Manşet oldu



http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11232807.asp?gid=229

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=926779&Date=18.03.2009&CategoryID=77

İşte Sulukule’nin rantsal dönüşümü 18 Mart 2009

Ali DAĞLAR

AKP’li Fatih Belediyesi’nin Sulukule’de kentsel dönüşüm çerçevesinde kamulaştırma ve yıkım kararı alınması sonrası, iki mahalledeki konutların yüzde 50’si el değiştirdi. ’Romanlar’ borçlandırılıp TOKİ’nin yaptığı dairelere taşınırken, başkan danışmanı ve bazı aracılar, değerleri katlanacak daireleri, belediyenin gösterdiği emsal fiyatın biraz üzerinden, üçüncü kişiler adına toplamaya başladı.
UNESCO’nun bölgeye heyet gönderip, "Proje bu şekliyle devam ederse, İstanbul, Dünya Kültür Mirası listesinden çıkarılabilir" açıklaması yaptığı Sulukule’de, başta hakkında dava açılan Deniz Feneri noteri İsmet Büyükkılıç olmak üzere bir milletvekilinin oğlu, AKP’li meclis üyeleri ve tarikat lideri Mahmut Hoca’nın konut aldığı ortaya çıktı.
AKP’liler ve Mahmut Hoca’nın, proje dahilindeki konutları ilk sahiplerinin istimlak korkusuyla elden çıkardıkları dönemde, 2007 ve 2008 yıllarında satın alıp, belediye ile sözleşme imzaladıkları anlaşıldı.
Sabık İstanbul 10. Noteri Büyükkılıç’ın da iki konutu, hakkında suçlamalar ayyuka çıktığı dönemde, Temmuz-Ağustos 2008 tarihlerinde satın aldığı, basına yansıyan mal beyanında bu konutların görünmediği ortaya çıktı.

İki koca mahallenin yarısı el değiştirdi

Sulukule’de İBB, Fatih Belediyesi ve TOKİ’nin ortak yürüttüğü Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri Kentsel Yenileme Projesi’ne göre geleneksel Türk mimarisine uygun, 45’i dükkan, 665 konut inşa edilecek. Sulukule olarak bilinen iki mahalledeki konutların yüzde 50’sinin, Fatih Belediye Başkan danışmanı olarak kentsel yenileme alanlarındaki istimlak çalışmalarını yürüten Mustafa Çiftçi ve bazı aracıların devreye girmesiyle el değiştirdiği bildirildi.
Belediyenin Sulukule’ye ilgisi, 2004 yerel seçimlerinin ardından başladı. Belediye görevlileri, Sulukule olarak bilinen Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde kentsel dönüşüm çerçevesinde kamulaştırma ve yıkım yapılacağı bilgisini yayarak tespitler yapmaya başladı.

Sivil toplum örgütleri dört ayrı dava açtı

Ardından Fatih Belediye Başkan danışmanı Mustafa Çiftçi ve bazı aracılar devreye girerek, aralarında 300 yıllık Osmanlı tapularının sahiplerinin de bulunduğu Romanlardan ellerindeki gayrimenkulleri belediye ve üçüncü kişiler adına almaya başladı. Fatih Belediyesi mevcut evlerin metrekaresine 500 lira bedel biçip üstelik bu ödemeyi de 5 yıla yayınca, üçüncü kişiler verilen fiyatın biraz üstünde gayrimenkulleri toplamaya 3 yıl boyunca devam etti.
Kirada oturan Romanlar Taşoluk’taki TOKİ konutlarına borçlandırılarak yerleştirildi, ardından Sulukule’de halen süren yıkımlar başladı. Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri Kentsel Yenileme Projesi çerçevesinde TOKİ’nin 665 konut inşa edeceği açıklandı. Bu süreçte Roman vatandaşlardan ev ve arsa alanlar Sulukule 1. etapta yer alan 339 konut için sözleşmeler imzaladı. Sivil toplum örgütlerinin karşı çıktığı projeyle ilgili Fatih Belediyesi’nde CHP grubu ve bazı AKP’li meclis üyeleri, "rantsal dönüşüm var" itirazında bulundu. Projenin iptali için İstabul Mimarlar Odası, Şehir Plancılar Odası ve bir sivil toplum örgütü tarafından 4 ayrı dava açıldı.

Ret oyu verenler disiplinde uyarıldı

AKP’li meclis üyeleri Sibel Musaoğlu, Cemal Merdan, Kadir Özdemir projeye ret oyu verince grup kararına aykırı davranmaktan disipline verilip uyarıldı.
AKP’ Fatih kurucu üyesi Recep Karaoğlu Sulukule 1. etaptan açık adıyla konut alınca "etik değil" denilerek ihraç edilmek istendi, istifa etti. Karaoğlu istifa mektubunda, her vatandaş gibi mülk edinme hakkı bulunduğunu belirterek, istifa için baskı yapan AKP Fatih ilçe başkanı ile Sulukule projesinde yer aldığını öne sürdüğü partilileri de aynı şekilde istifaya çağırdı.

’Onlar cahil, siz kurnazsınız’

GEÇEN ay AKP’den istifa eden Fatih Belediye meclis üyesi Yakup Karoğlu, meclis tutanaklarına da geçen konuşmasında Sulukule projesiyle ilgili şunları söyledi: "Fatih’te pek çok proje baştan sona gizli yapıldı. Sulukule bunlardan biri. Hiçbirimizin haberi olmadı. Belediye başkanı Sulukule ile ilgili bir sunum yaptı; işte yüzde 1’i çalgıcı, zurnacı, yüzde 47’si ilkokul mezunu bile değil dediler. Cahil insanlar demek istiyor. Doğrudur o insanlar sizin nezrinizde cahil ama siz de çok kurnazsınız. Kentsel dönüşümün seyrine baktığımızda, bölgedeki hak sahiplerinin yüzde 50’si el değiştirmiş, Sulukule rant kapısı olmuştur. Endişem şu; yarın oralarda meskenler yapılacak, kimler oturacak, beddualar alacığız. Başkaları da diyecek ki ’falan şahıs da bakın orada oturuyor, Allah belasını versin’ diyecek."

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11232808.asp?gid=0&srid=0&oid=0&l=1

Romanlar: Evleri aldılar projeyi göstermediler 18 Mart 2009

Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük, konuyla ilgili şunları söyledi:

"Sulukule 2005’te 5366 sayılı yasa ile kentsel yenileme alanı ilan edildi. Mahalleli bu durumu gazetelerden öğrendi. Haziran 2006’da derneğimizi kurduk. Aynı günlerde mahalleliyi 12’şerli gruplar halinde belediyeye çağırdılar. Bölgenin kentsel dönüşüm alanı ilan edildiğini, istimlak ve yıkım yapılacağını söylediler. Projeyi anlatan olmadı. Dernek olarak randevu istedik, projeyi sorduk.

Baskı yapıldı

Bize, ’Buraları yıkacağız, sizin için güzel konutlar yapacağız’ dediler. Bir cümle endişe yarattı; ’Evinizin önündeki dikili ağacın bile parasını vereceğiz’ dediler. Bizi buradan çıkaracaklarını düşünmeye başladık, bugün haklı çıktık. 500 lira metrekare kamulaştırma bedeli belirlediler. Dışarıdan insanlar gelip metrekareye 1500-2000 lira teklif etti. Vatandaşlarımız istimlak ve ucuza gidecek korkusuyla evlerini satmaya başladı. Bize baskı yapıldı, ’Evinizi istimlak eder, paranızı bankaya yatırırız, kime şikayet ederseniz edin’ denildi. TOKİ, İBB ve Fatih Belediyesi bizden habersiz 2 Kasım 2007’de protokol imzaladı. Belediye çalışanları buraya doldurulup, mahalle sakiniymiş gibi açıklama yapıldı. Sulukule’de hiç kimse bu projeyi görmedi."

Sulukule’nin yeni sakinleri

BÖLGEDE emlak toplayan bazı isimler, aldıkları ve alım tarihleri şöyle:
AKP Kayseri milletvekili Yaşar Karayel’in oğlu İsmail Emrah Karayel, TMSF’de avukat, 07.02.2007, 289.42 metrekare arsa.
İstanbul 10. Noteri İsmet Büyükkılıç 2 konut, 22 Eylül 2008.
Mahmut Ustaosmanoğlu’na 2 konut da eşi Müşerref Ustaosmanoğlu adına, 2 Şubat 2007, (Geçen yıl Beykoz Çavuşbaşı’nda yine eşi adına iki villa alarak gündeme gelmişti).
AKP Fatih kurucu üyesi avukat Recep Karaoğlu, 1 Ağustos 2007.
AKP Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Derviş Kahraman, 6 Şubat 2007
AKP Güngören Belediye Meclis üyesi İrfan Seçen, 29 Aralık 2006.
AKP Fatih ilçe eski yönetim kurulu üyesi, il komisyon üyesi, MÜSİAD üyesi Kenan Atalay, abisi İhsan, yakınları Fatih 26 Aralık 2006, Ömer Atalay 11 Aralık 2007.
AKP Gazi Osmanpaşa Belediye meclis üyesi Yusuf Görgün, 27 Aralık 2006.
İBB Çevre Koruma Dairesi eski başkanı AKP Küçükçekmece belediye başkan aday adayı Faruk Anılsın 9 Şubat 2007
İSKİ Su İnşaat Dairesi Başkanı Hazım Öztorun, 2 Nisan 2008
İSKİ Dış Satın Alma Şube Müdürü Vesim Yılmaz, 11 Nisan 2008
AKP İstanbul eski il yönetim kurulu üyesi Ahmet Müfit Cengiz, 20 Ocak 2007
İBB eski emlak ve istimlak müdürü, AKP Beykoz Bld. Bşk. aday adayı Mevlüt Karataş, 30.08.2008

13 Mart 2009 Cuma

Mahalle Son Durum

matthieu chazal'ın çektiği fotoğraflardan birkaçı




Sema Yıldız'la Dans Atölyesi

Geçen pazar, kadınlar gününde Sema Yıldız'la tüllü müzikli çok keyifli bir dans atölyesi yaptık,


09 Mart 2009 Pazartesi

Duruşma

Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 02.11.2007 tarih 20 sayılı kararının ve bu kararın uygulanmasına onay veren Fatih Belediyesi'nin 10.12.2007 tarih ve 2007/156 sayılı meclis kararının, yürütmesinin durdurularak, iptali için açılan davanın duruşması
4 Mart Çarşamba günü yapıldı.
Davacıların avukatı Hilal Küey davanın gerekçelerini özetledi ve yenileme alanı ilan edilen mahallede hisse sahipliğinde son senelerde olan değişiklikler konusunda mahkemeye bir rapor sundu. Kültür Bakanlığı temsilcisi orada bir kültür olmadığını, müzisyen zanaatçılar olduğunu söyleyerek projenin müzisyenleri bölgeden dağıtmasında bir sakınca görmediğini belirtti. Mahkeme kendisini kişisel görüşlerini belirtmemesi konusunda uyardı. Belediye’nin sözcüsü Mustafa Çiftçi kimseyi mağdur etmediklerini, hak sahipleri ile anlaştıklarını söyledi. Çiftçi, “Orada yaşamın medeni olmadığını, evlerde ailelerin kalabalık nüfuslarla yaşadıklarını, bu sebeple proje ile oradaki insanlara medeni yaşama olanakları sunmak istediklerini ” söyledi. Belediye’nin avukatı projenin 5366 sayılı kanuna uygun olduğunu ve oradaki insanların evlerinin iyileştirildiğine, dolayısı ile kamu yararı da olduğunu belirtti. Davacı Sulukule Roman Kültürü’nü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük, "Taşoluk’a gönderilen kiracıların mağdur olduklarını, kendisine de Taşoluk ‘ta ev edinme hakkı tanındığını, bu sözde sosyal proje yüzünden doğal gaz borcu sebebi ile evine haciz geldiğini" söyledi.Pündük “ ben 3 kuşaktır bu mahalledeyim, ister beğenin ister beğenmeyin bizim bir kültürümüz var. Bu kültürde müzisyenlik, dans ve eğlence evi işletmeciliği var” dedi. Av.Hilal Kuey, “Uygulama Projesi henüz onaylanmamışken, bütün mahalleyi yıkılmasını ve bunca mağduriyet yaratılmasının hukuki bir temeli olamayacağını ” belirtti.

27 Şubat 2009 Cuma

Moloz Yığını Sulukule

Son yıkımlarla mahalle moloz yığınına dönüşmüş durumda. Her yerden Mihrimah Sultan Camii ve 100cü yıl caddesi kolayca görünüyor. Tarihi mahalle dokusu ve avlulu küçük evler yok oluyor. Çok yazık.

Küçük Çeşme ve Kuru Çınar Sokak'tan görüntüler.






23 Şubat 2009 Pazartesi

Belediye'ye yürüyüş

http://www.hurriyet.com.tr/english/domestic/11068263.asp?gid=243

Residents of Sulukule get little help

ISTANBUL - The residents of Sulukule who have either been pushed out or left behind by the Fatih Municipality in Istanbul have been given an audience with municipality officials to voice their concerns.

More than 20 Sulukule residents reiterated their concerns that they were being treated unfairly in the move by the Faith Municipality to redevelop the area into high premium real estate.

The Sulukule urban renewal project is aimed at clearing out one of the poorest neighborhoods in Istanbul from what is a significant historic area. Sulukule residents are mostly poor Roma people who live in rented apartments.

Most of the residents have been given government subsidized public housing in Taşoluk that costs a one time 750 Turkish lira membership fee and monthly payments of 320 liras not including gas, electricity and water bills.

Low incomes

Fifty percent of the residents have monthly incomes less than 500 liras, according to Neşe Ozan, a spokesperson for an aid organization called the Sulukule Platform. "In order to live in these homes you need an income level of at least 1,000 liras, which these people do not have," said Ozan. Because most residents cannot make payments on the Taşoluk homes they are defaulting and repossessions loom large.

And those are the lucky ones. About 100 families remain in the bureaucratic limbo of not having been granted the right to move out to Taşoluk, while the uncertainty of when their homes in Sulukule will be demolished remains. These families are demanding that their status for public housing be clarified.

Mustafa Ustaoğlu, the head of the Study Projects department of the Fatih Municipality, said he listened to the concerns of the Sulukule residents and will pass on the report to the head of the Fatih Municipality. Ustaoğlu also promised the 100 or so families who are waiting to find out if they qualify for government assistance will be notified within the week's end.

Belediye'ye Yürüyüş

Sulukule mağdurları bir kez daha Fatih Belediyesi'nde... Halen süren yıkımlarla yaşanması imkansız hale gelen mahallede, hiçbir hak sahibi yapılmadıkları için yıkıntılar arasında yaşamak zorunda bırakılan kiracılarla, Taşoluk'a gönderilen ama orada tutunamayan eski kiracılar taleplerini yeniden duyurmak üzere belediye'ye yürüyorlar...

Halen mahallede yaşayan ve gidecek hiçbir yerleri olmayan aileler, aylardır belediyeye verdikleri dilekçelere hala hiçbir yanıt alamadılar... Gazze'den beter bir bombardıman alanını andıran mahallede yaşayan bu aileler, artı hiçbir bir çözüm gösterilmeden ve hiçbir haber verilmeden, her gün evlerinin başlarına yıkılacağı anı bekliyorlar...

"Sosyal bir proje" örneği olarak Taşoluk'a gönderilen mağdurlar ise, ne altına sokuldukları borç ödemelerini yapabiliyorlar, ne de evlerinin zorunlu faturalarını (doğal gaz gibi) ödeyebiliyorlar ve icra tehdidiyle karşı karşıyalar...

Durumlarını bir kez daha duyurmak için belediye giden Sulukuleliler, saat 11.00 de Belediye binasi önünde toplanacaklar...

21 Şubat 2009 Cumartesi

Dün Küçük Çeşme Sokağı'nda yine yıkım vardı

Dün Küçük Çeşme Sokağı'nda yine yıkım vardı. Bu sokakta yıkımın durdurulması ve sokağın korunması ile ilgili projede değerlendirilmesine dair kurul kararı varken, Belediye 4. kez bu sokakta yıkım yaparak Yenileme Alanları Bölge Koruma Kurulu'nun ilgili karar ve uyarı yazılarını da hiçe saymış ve suç işlemiş oldu.
Yetkililerce projede değerlendirileceği söylenen sokak şimdi bir moloz yığınına dönüştü.
Aslı Kıyak İngin.




18 Şubat 2009 Çarşamba

14 Şubat Bilgi Üniversitesi Santral

Geçen cumartesi Bilgi Santral'e son gidişimiz oldu. Bu seferlik tanınan olanağın süresi doldu. Çocuklar David'le domino oynamayı öğrendiler, Seçil ve İpek'le ders yaptılar, Selin'le matematik çalıştılar. Ödül, Güven, Giulia,Kıvılcım, David'in 2 arkadaşı çocuklarlaydı. Ders sonunda Tuğba'ların hediye ettikleri t-shirtleri dağıttık.

Çok sevindirici yeni bir gelişme var. Milli Eğitim Bakanlığı okulu bırakmış olan çocuklar için okula tekrar dönmelerini sağlayabilecek yetiştirici sınıflar açmaya başladı. Çocuklarımız bu olanaktan yararlanacaklar. Mahalleden 17 çocuk hevesle yetiştirici sınıflara gitmeye başladılar.











13 Şubat 2009 Cuma

Geçen Cumartesi Bilgi Üniversitesi'nde

geçen cumartesi Nalan Yırtmaç'la kolaj çalışması yapıldı







06 Şubat 2009 Cuma

Çocuk Atölyesi'nden Canlı Radyo Programı

3 Ocak'ta Açık Radyo'da yayınlanan programı yüklemek ve dinlemek için :

https://www.yousendit.com/transfer.php?action=batch_download&batch_id=WnBSVWRsUnJEa1VLSkE9PQ

31 Ocak 2009 Cumartesi

Çocuklarla yapılan son çalışmalardan haberler

Pazartesi günleri Hakan Hoca ile ritm dersleri Bilgi Üniversitesi Kuştepe kampüsünde devam ediyordu, önümüzdeki günlerde derslere ara vereceğiz.

Bilgi Üniversitesi Santral'de hafta sonları çocuk çalışmaları devam edecek. Son haftalarda David'le desen çalışmaları ve kolye, Alternatif Eğitim Derneği ile makarnalardan kolyeler yapıldı. Çok sayıda gönüllü arkadaşımız bu çalışmalarda bizleri ve çocukları yanlız bırakmadı.



















29 Ocak 2009 Perşembe

Yeni bir mekan, Derslere devam.....

Bugün kendimize yeni bir mekan bulduk, kablo ile uzattığımız ampuller patladığı için elektriksiz kaldık, mum ışığında Yaşar Hoca ile ritm dersi yapıldı. Derse çocuklar, mahalleliler, gönüllüler katıldı.








28 Ocak 2009 Çarşamba

Fatih Belediyesi Salı sabah saat 7:30 da Çocuk Atölyesi'ni yıktı

http://www.ntvmsnbc.com/news/473490.asp
http://www.taraf.com.tr/haber/26574.htm
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=918993&Date=28.01.2009&CategoryID=77
http://www.mimdap.org/w/?p=14748
http://www.mimarizm.com/Haberler/HaberDetay.aspx?id=49141
http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=3644&pid=38&haber=Sulukule%20%C3%87ocuk%20Merkezi

ISTANBUL - After the Istanbul Metropolitan Municipality in cooperation with the Housing Development Administration of Turkey, or TOKİ, and Fatih Municipality pushed the button to launch the urban transformation project in a historic Roma neighborhood bulldozers demolished 80 percent of the area. Their target this time was a children’s workshop.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10747602





24 Ocak 2009 Cumartesi

Çocuklar dün Dozeri durdurdular

Dün öğleden sonra saat 3 sıralarında çocuk atölyesi olarak kullanılan mekanı yıkmaya ansızın zabıta ekibi ve dozer gelmiş. Çocuklar evlerinden fırlayıp aniden harekete geçip dozeri durdurmak üzere eyleme geçmişler. Çocukların tamamen kendi karar ve iradeleri ile harekete geçmelerini, örgütlenmelerini,başarılı bir karşı koyuş gerçekleştirmelerini ayakta alkışlıyoruz.

http://www.stgm.org/detay.php?detid=1106
http://www.taraf.com.tr/haber/26399.htm
http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=3615&pid=&haber=Sulukuleli%20%C3%A7ocuklar%20y%C4%B1k%C4%B1m%C4%B1%20durdurdu
http://www.cevre.metu.edu.tr/node/50

dozerin gelişi çocuklar önce yıkılması planlanan binanın sağ tarafındaki eve çıkıyorlar, daha sonra yıkılması planlanan eve girip kendilerini kilitliyorlar, dozer oradan ayrılana kadar darbuka çalıp tezahürat yapıyorlar
video
video

18 Ocak 2009 Pazar

10 Ocak Bilgi Santral'de çocuklarla kuklalar yaptık

Mahallede servise bindik, üniversiteye gittik, David'in getirdiği malzemeler ile çocuklar kuklalar yaptılar, sonra bize kuklaların hikayelerini anlattık. Sandviçler yenildi.Servis otobüsü ile mahalleye geri döndük. 7 gönüllü çalışmalara eşlik ettiler. Fotoğraflar Kıvılcım'dan.














12 Ocak 2009 Pazartesi

Almanya'da Sulukule haberleri, News about Sulukule in Germany

http://www.dw-world.de/dw/article/0,,3922489,00.html
http://www.tv14.de/tv-programm/sendung.html?SendungID=11089021
http://sandimgetriebe.attac.at/6910.html
http://www.3sat.de/3sat.php?http://www.3sat.de/boerse/hintergrund/127693/index.html

Geçen Hafta

Cuma günü çocuk atölyesinin yıkımı durduruldu. Fakat aynı sokakta yıkım devam etti. Geçen hafta sonu Bilgi Santral'de maskeler ve epeyce yaramazlık yapıldı.














09 Ocak 2009 Cuma

Sulukule Çocuk Atölyesi'ne YIKIM geldi ve şimdilik durdu

Turkish Daily News: Leaving Roma children clueless and without cover
(by Aslı Sağlam)

ISTANBUL - After the Istanbul Metropolitan Municipality in cooperation with the Housing Development Administration of Turkey, or TOKİ, and Fatih Municipality pushed the button to launch the urban transformation project in a historic Roma neighborhood bulldozers demolished 80 percent of the area. Their target this time was a children’s workshop.........

the rest of the article : http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10747602

Aşağıdaki duyurunun ardından bugün sabah pek çok destekçi, büyük bir fedakarlıkla erkenden uyanıp hazır olan çocuklarımız ve mahalleliler kaygıyla atölyede bekledik.

Saat 9:30 civarı yıkım ekipleri geldiler. Aynı sokakta daha önceden tamamen boşalmış bir binayı yıkarak gittiler.

Çocuk Atölyesi'nin yıkımı şimdilik durdu.

Yaşasın!


BASIN DUYURUSU

Sulukule Çocuk Atölyesi Yıkılıyor

Fatih Belediyesi tarafından yüzde sekseni yıkılan Sulukule'de çocukların hayatlarını güzelleştirmek, yaşadıkları derin travmayı atlatmalarını ve "öğrenmek" ile barışmalarını sağlamak için Çocuk Atölyesi'ni kurduk.

Sekiz ay boyunca onlarca çocuk devam etti Sulukule Çocuk Atölyesi'ne. Kimisi 3, kimisi 13 yaşındaydı. Ellerinde darbukalarla ritim çalışmaları yaptılar önce kırık dökük evlerde, enkazlarda, sonra atölyelerinde Yaşar Hocalarıyla beraber... "Yaşasın Sulukule Çocuk Orkestrası" böyle çıktı ortaya.

10 yaşındaki Doğuş'un break dansı, 11 yaşındaki Ciguli'nin (Kenan) sihirli ellerinden dökülen darbuka nağmeleri, Nazar'ın (3 yaşında) her sabah duvarlara çizdiği resimler, Çağdaş'ın (7 yaşında) bulduğu her boş sayfanın iki tarafına da önce büyük bir çerçeve çizerek yaptığı "soyut" resimler, Kadir'in her gün legolarla yaptığı ve yıkmaya kıyamadığı evler ve okuma yazma öğrenen çocukların isimlerini yazmayı öğrendikleri gün ve daha onlarca çocuğun sevinç çığlıkları attıkları SULUKULE ÇOCUK ATÖLYESİ için Fatih Belediyesi YIKIM emrini verdi.

Sulukuleli çocuklar artık, gönüllü ablaları ve ağabeyleriyle, ne Picasso, Dali gibi sergilere, İstanbul Modern'e, müzelere gidebilecek, ne götürüldükleri üniversite kampüslerinde atölyelere katılabilecek, ne de Romeo Jülyet gibi temsiller, sirk gösterileri düzenleyebilecek... Fatih Belediyesi şimdi, Sulukule Çocuk Atölyesini de yıkarak Sulukuleli çocukları yeniden yıkıntılar, kanalizasyon patlakları, açık elektrik kabloları arasında TRAVMALARINI ARTIRARAK EĞİTMEYE devam edecek.

İşte bu yüzden sizleri bu ibret yıkımı görmeye davet ediyoruz.

Sulukuleli Çocuklar ve Çocukların Atölyedeki Abla ve Ağabeyleri

05 Ocak 2009 Pazartesi

Yaşar Hoca ile yılbaşı kutlaması

Geçen salı akşamı yılbaşını kutladık.






30 Aralık 2008 Salı

Avrupa Kültür Başkenti İstanbul 2010 Ofisinin koridorlarında Sulukule

Nalan Yırtmaç'ın bir eseri İstanbul 2010 AKB ofisinin koridorlarında sergileniyor.



29 Aralık 2008 Pazartesi

27 aralık, Bilgi Santral'de, Çocuklarla

Otobüsle mahalleden ayrıldık, Santral'e ulaştık, sınıfımıza yerleştik. David'in getirdiği malzemelerle kolyeler, bilezikler yapıldı.Seçil'le matematik çalışıldı. Kıvılcım, Selin, Ali Sait ve David'le okuma, yazma çalışdı, satranç oynandı.
Funda Oral