http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=996679&CategoryID=97
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=3-kopru-ve-sulukuledeki-zihniyet&tarih=16.05.2010&Newsid=305808&Categoryid=4&wid=121
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14756556.asp
Sayın Basın Mensupları
TMMOB Mimarlar Odası Istanbul Büyükkent Şubesi, Sulukule'de Fatih Belediye Başkanı tarafından düzenlenen temel atma töreni ve başlatılan inşaat çalışmalarıyla ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
ŞÜPHELİ : 1) Mustafa Demir (Fatih Belediye Başkanı)
Fatih Belediyesi
İstanbul
2) Erdoğan Bayraktar (Toplu Konut İdaresi Başkanı)
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
Ankara
2) Kimliği Bilinmeyen Diğer Şüpheliler
KONU 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 65 inci maddesi ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 257 inci maddesine aykırı eylemleri nedeni ile şüpheliler hakkında kamu davası açılması istemidir.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkil Oda’nın 13.02.2010 gün 2010.0617713 sayılı yazısı ile “Sulukule” olarak anılan bölgede yapılan uygulamalarla ..”arkeolojik dokunun göz ardı edilerek yapılacak çalışmaların telafisi mümkün olmayan kayıplara neden olacağı…” Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na bildirilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 31.03.2010 gün ve 461 sayılı yazısı (Ek 2) ve yazı ekinde sunulan 18.02.2010 gün ve 1304 Karar sayılı kurul kararı ila müvekkil Oda’nı yazısına yanıt verilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 18.02.2010 gün ve 1304 Karar sayılı kararında yer alan şu hükümler suç duyurusuna konu olay açısından özel olarak önemlidir:
· “Alanda bulunan moloz yığınlarının İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde kaldırılmasına;
· … 15.10.2009 gün 976 sayılı kararı doğrultusunda alanda önerilen otopark ve sığınak sınırları içerisinde arkeolojik kalıntıların tespitine yönelik geo-radar manyetik taramaların yapılarak sonuçlarının uygulama öncesinde ivedilikle Kurulumuza iletilmesine;
· Alanın hassasiyeti nedeniyle tüm bu işlemlerde ilgili idarelerin eşgüdümlü olarak çalışmalarını sürdürmelerine;
· Geo-radar manyetik taramalarının sonuçları Kurulumuzca değerlendirilinceye kadar alanda yapılaşmaya yönelik herhangi bir fiziki müdahalede bulunulmamasına…”
06.05.2010 tarihinde Fatih Belediye Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi tarafından gerçekleştirilen “Temel Atma Töreni” sırasında gerek bölgede bulunanlar gerekse de basın mensupları tarafından kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan İstanbul İli, Fatih ilçesi 2484 ada, 2489 ada, 2490 ada, 2492 ada, 2493 ada, 2492 ada, 2495 ada, 2497 ada, 2498 ada, 2499 ada, 2525 ada, 2524 adada bulunan arkelojik değeri bulunan materyallerin zarar gördüğüne tanık olmuşlar ve bu durum ekte sunulan fotoğraflarla belgelenmiştir.
Diğer bir söyleyişle, dilekçemizde anılan kamu görevlileri açıkça Koruma Kurulu kararına aykırı davranarak tarihi ve kültürel mirasımızın önemli örneklerine zarar vermişlerdir.
Dilekçemizin sunulduğu tarih itibari ile de anılan işlem ve eylemler (tüm uyarılara ve kamuoyu tepkisine) karşı sürmektedir
Yukarıda açıklanan gerekçelerle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 65 inci maddesi ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 257 inci maddesine aykırı eylemleri nedeni ile şüpheliler hakkında kamu davası açılması isteminde bulunmak zorunlu olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 65 inci maddesi ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 257 inci maddesine aykırı eylemleri nedeni ile şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep ederiz.
11 Mayıs 2010 Salı
7 Mayıs 2010 Cuma
Arkeolojik Kazı Alanında Temel Atma Töreni
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/14644371.asp
http://www.bianet.org/bianet/cevre-ekoloji/121816-fatih-belediyesi-arkeolojik-buluntularin-uzerine-insaat-yapiyor
Sayın Basın Mensupları
Bu fotograflar, 2 hafta kadar once, Fatih Belediye Baskani'nin ulusal bir TV kanalını ( Ismi bizde saklı) alanda gezdirmesi sırasında çekilmiştir...
Fotograflarda, başkanın hiç bir şey cıkmadı dedigi yerden çıkan arkeolojik buluntuların bir kısmı gorulmektedir...
Fotograflarda ayrıca, arkeologlarin denetiminde olmayan ve teknik olarak da yapılması gerekenle uyusmayan, yani makine ile yapilan derin kazi da goruluyor.
Biraz sonra da, bugunku temel atma toreninde kamufle edilen Osmanlı su sebekesine ait künklerin fotograflarıyla ilgili bilgi de sizlere ulastırılacaktır...
İlgi ve Bilginize...
Sulukule Platformu
***
Sulukule'de bu sabahki temel atma toreninde, Fatih Belediyesi tarafından kamufle edilen Osmanı donemi su şebekesine ait künkleri
www.habervs.com
sitesinden alabailirsiniz...
Yuksek cozunurlukte hazırladıkları bu fotografları paylastıkları icin kendilerine tesekkur ediyoruz.
Sulukule Platformu
***
BASIN DUYURUSU
Bugün Sulukule'de temel atma töreni düzenleyen Fatih Belediyesi, bir yasa dışı uygulamaya ve skandala daha temel degil imza attı...
Temel atma cukuru, aslında Arkeoloji Müzesi denetiminde elle kazı yapılan ve halen sürmekte olan kazının çukuru... Belediye bu alanı tek giriş olacak şekilde paravanlarla izole etti ve basını buraya topladı... Ama , kazıdan cıkarılan ve Osmanlı dönemine ait su şebekesi künklerinin balonlarla ve süslerle kamufle edildiği gözlerden kaçmadı... Ayrıca, henuz arkeolojik kazının ilk aşamalarında olan bu sahadan, Hellenistik döneme ait bazı bulgulara ulaşıldıgını da tabii ki açıklamadı.
Fatih Belediyesi, ne Arkeoloji müzesinin daha epey sürecek sonuç raporunu bekledi, ne de Koruma Kurulu'nun "sonuçlar belirleninceye kadar alana hic bir şekilde fiziki müdahalede bulunulamaz" şeklindeki kararına uydu (karar ekte).
Yaklaşık 100 bin metrekare genişliğindeki yenileme alanı içinde yaklaşık 100 metrekarelik bir bölümde yapılan ve üstelik henüz tamamlanmamış olan kazıyı, temel cukuru olarak basına yutturmaya ve "burada elle arkolojik kazı yapıldı" diyerek, Kurul'un bütün yenileme alanı için, yani 100 bin metrekarelik alan için zorunlu kıldığı jeo-radar manyetik tarama işlemini es geçerek, "arkeolojik araştırma tamamlanmıştır" izlenimini vermeye çalıştı...
O zaman soruyoruz:
-Arkeoloji Müzesi'nin verdiği sonuç raporu nerede?
-Olmayan bu rapora istinaden ilgili Koruma Kurulu'nun verdiği karar nerede?
-Dahası, Başkan Mustafa Demir'in "kazı yaptık hiç bir şey çıkmadı" dediği bu küçücük alandan görgü tanıklarına dayanarak çıktığını bildiğimiz, helenistik bulgular, arkeolojik kap kacak nerede?
Bu rapoların araştırma tamamlanmadığı için henüz oluşturulmadığını ve bunlar yazılmadan Sulukule'de inşaata başlanamayacağını ( 18-2-2010 tarihli Kurul kararı gereği. ekte) biliyoruz. Yanlış biliyorsak. Mustafa Demir bunları da açıklayıp duyursun... Böylece kamuoyunun yanısıra, olayın esas sorumluları durumundaki Arkeoloji Müzesi de, Koruma Kurulu da bilgilenmiş olur...
Fatih Belediyesi'ni bir kez daha yalanlara sarılmadan yasal kararlara uymaya, sorularımızı tek tek belgelerle yanıtlamaya çağırıyoruz.
Daha da önemlisi, konunun esas muhattapları olan ve denetimden sorumlu kurumları yani, Arkeoloji Müzesi ve Koruma Kurulu'nu acilen görevlerini yerine getirmeye, konunun takipçisi olmaya çağırıyoruz... Böylece onlar da bu skandalın bir parçası olmazlar...
SULUKULE PLATFORMU
NOT: Daha ayrıntılı bilgi için, bu sabah, temel töreni öncesinde sizlere yolladıgımız duyuruyu tekrar asagıda ve ekte yolluyoruz...
BASIN DUYURUSU
Fatih Belediyesi, bugün Sulukule yenileme projesinin temel atma törenini gerçekleştirecek. Başkan Mustafa Demir, dün, basına duyurduğu açıklamasında, projenin tüm aşamalarının Anıtlar Kurulu'ndan geçtiğini söyledi ve "kazılar arkeolog gözetiminde elle yapıldı" dedi.
Ama Mustafa Demir, yanlış daha doğrusu yalan fiil çekimi kullandı: "Yapıldı" değil, "yapılıyor" demeliydi. Çünku, Sulukule'de arkeolojik kazı , Sulukule Platformu'nun ve ilgili uzmanların girişimleri sayesine kısa bir süre önce başladı ve halen sürüyor.
Daha da önemlisi, Koruma Kurulu'nun 18.2.2010 tarihli kararı, bölgede arkeolojik kalıntıların tespiti için Arkeoloji Müzesi denetiminde jeo-radar manyetik tarama yapılmasını, sonuçların ivedilikle Kurul'a iletilmesini öngörüyor ve sonuçlar Kurul tarafından değerlendirilinceye kadar "alanda yapılaşmaya yönelik herhangi bir fiziki müdahalede bulunulmamasına karar verilmiştir" deniyor. (ekte)
Açık ve sarih... Kazı ve manyetik taramayı yapmakla yükümlü Arkeoloji Müzesi'nden Kurul'a sonuç raporu gitmeden ve bu rapor Kurul tarafından değerlendirilip bir karara varılmadan Sulukule'de, inşaat, temel kazma ve hatta moloz taşıması bile yapılamaz. Oysa Fatih Belediye'si, dünkü açıklamasında, göğsünü gere gere hepsini de yaptığını itiraf ediyor: Molozları 6 aydır taşıdığını, inşaatın başladıgını ve bugün temel atılacagını duyuruyor.
Sulukule'de kısa bir süre önce başlayan elle kazı halen ilk aşamalarında ve daha epey sürecek gibi. Çünkü, üç imparatorluk için de önemli bir konuma sahip bu alanda daha şimdiden bazı kalıntılara ulaşıldı bile... Kurul'un karara bağladıgı jeo-radar manyetik tarama ise henüz hiç başlamadı. O halde Mustafa Demir nereye koşuyor?
Bu aşamada, Koruma Kurulu kararı belli olana kadar, ne TOKI'den ihaleyle inşaatı üstlenen şirketin, ne de Fatih Belediyesi'nin alanda en ufak bir şeyi oynatmaya hakkı var. Fatih Belediyesi'ni bir kez daha, yasal kararlara uymaya ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz.
SULUKULE PLATFORMU
adına
Viki Çiprut
05324515701
Konu ile ilgili uzman görüşleri için:
Prof. Mehmet Özdoğan 05324769526
Necmi Karul, Arkeologlar Dernegi Bşk. 05327763535
Mücella Yapıcı, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi 05322969813
Derya Nüket Özer, Sanat Tarihçisi, Yeditepe Ünv. 05327718371
http://www.bianet.org/bianet/cevre-ekoloji/121816-fatih-belediyesi-arkeolojik-buluntularin-uzerine-insaat-yapiyor
Sayın Basın Mensupları
Bu fotograflar, 2 hafta kadar once, Fatih Belediye Baskani'nin ulusal bir TV kanalını ( Ismi bizde saklı) alanda gezdirmesi sırasında çekilmiştir...
Fotograflarda, başkanın hiç bir şey cıkmadı dedigi yerden çıkan arkeolojik buluntuların bir kısmı gorulmektedir...
Fotograflarda ayrıca, arkeologlarin denetiminde olmayan ve teknik olarak da yapılması gerekenle uyusmayan, yani makine ile yapilan derin kazi da goruluyor.
Biraz sonra da, bugunku temel atma toreninde kamufle edilen Osmanlı su sebekesine ait künklerin fotograflarıyla ilgili bilgi de sizlere ulastırılacaktır...
İlgi ve Bilginize...
Sulukule Platformu
***
Sulukule'de bu sabahki temel atma toreninde, Fatih Belediyesi tarafından kamufle edilen Osmanı donemi su şebekesine ait künkleri
www.habervs.com
sitesinden alabailirsiniz...
Yuksek cozunurlukte hazırladıkları bu fotografları paylastıkları icin kendilerine tesekkur ediyoruz.
Sulukule Platformu
***
BASIN DUYURUSU
Bugün Sulukule'de temel atma töreni düzenleyen Fatih Belediyesi, bir yasa dışı uygulamaya ve skandala daha temel degil imza attı...
Temel atma cukuru, aslında Arkeoloji Müzesi denetiminde elle kazı yapılan ve halen sürmekte olan kazının çukuru... Belediye bu alanı tek giriş olacak şekilde paravanlarla izole etti ve basını buraya topladı... Ama , kazıdan cıkarılan ve Osmanlı dönemine ait su şebekesi künklerinin balonlarla ve süslerle kamufle edildiği gözlerden kaçmadı... Ayrıca, henuz arkeolojik kazının ilk aşamalarında olan bu sahadan, Hellenistik döneme ait bazı bulgulara ulaşıldıgını da tabii ki açıklamadı.
Fatih Belediyesi, ne Arkeoloji müzesinin daha epey sürecek sonuç raporunu bekledi, ne de Koruma Kurulu'nun "sonuçlar belirleninceye kadar alana hic bir şekilde fiziki müdahalede bulunulamaz" şeklindeki kararına uydu (karar ekte).
Yaklaşık 100 bin metrekare genişliğindeki yenileme alanı içinde yaklaşık 100 metrekarelik bir bölümde yapılan ve üstelik henüz tamamlanmamış olan kazıyı, temel cukuru olarak basına yutturmaya ve "burada elle arkolojik kazı yapıldı" diyerek, Kurul'un bütün yenileme alanı için, yani 100 bin metrekarelik alan için zorunlu kıldığı jeo-radar manyetik tarama işlemini es geçerek, "arkeolojik araştırma tamamlanmıştır" izlenimini vermeye çalıştı...
O zaman soruyoruz:
-Arkeoloji Müzesi'nin verdiği sonuç raporu nerede?
-Olmayan bu rapora istinaden ilgili Koruma Kurulu'nun verdiği karar nerede?
-Dahası, Başkan Mustafa Demir'in "kazı yaptık hiç bir şey çıkmadı" dediği bu küçücük alandan görgü tanıklarına dayanarak çıktığını bildiğimiz, helenistik bulgular, arkeolojik kap kacak nerede?
Bu rapoların araştırma tamamlanmadığı için henüz oluşturulmadığını ve bunlar yazılmadan Sulukule'de inşaata başlanamayacağını ( 18-2-2010 tarihli Kurul kararı gereği. ekte) biliyoruz. Yanlış biliyorsak. Mustafa Demir bunları da açıklayıp duyursun... Böylece kamuoyunun yanısıra, olayın esas sorumluları durumundaki Arkeoloji Müzesi de, Koruma Kurulu da bilgilenmiş olur...
Fatih Belediyesi'ni bir kez daha yalanlara sarılmadan yasal kararlara uymaya, sorularımızı tek tek belgelerle yanıtlamaya çağırıyoruz.
Daha da önemlisi, konunun esas muhattapları olan ve denetimden sorumlu kurumları yani, Arkeoloji Müzesi ve Koruma Kurulu'nu acilen görevlerini yerine getirmeye, konunun takipçisi olmaya çağırıyoruz... Böylece onlar da bu skandalın bir parçası olmazlar...
SULUKULE PLATFORMU
NOT: Daha ayrıntılı bilgi için, bu sabah, temel töreni öncesinde sizlere yolladıgımız duyuruyu tekrar asagıda ve ekte yolluyoruz...
BASIN DUYURUSU
Fatih Belediyesi, bugün Sulukule yenileme projesinin temel atma törenini gerçekleştirecek. Başkan Mustafa Demir, dün, basına duyurduğu açıklamasında, projenin tüm aşamalarının Anıtlar Kurulu'ndan geçtiğini söyledi ve "kazılar arkeolog gözetiminde elle yapıldı" dedi.
Ama Mustafa Demir, yanlış daha doğrusu yalan fiil çekimi kullandı: "Yapıldı" değil, "yapılıyor" demeliydi. Çünku, Sulukule'de arkeolojik kazı , Sulukule Platformu'nun ve ilgili uzmanların girişimleri sayesine kısa bir süre önce başladı ve halen sürüyor.
Daha da önemlisi, Koruma Kurulu'nun 18.2.2010 tarihli kararı, bölgede arkeolojik kalıntıların tespiti için Arkeoloji Müzesi denetiminde jeo-radar manyetik tarama yapılmasını, sonuçların ivedilikle Kurul'a iletilmesini öngörüyor ve sonuçlar Kurul tarafından değerlendirilinceye kadar "alanda yapılaşmaya yönelik herhangi bir fiziki müdahalede bulunulmamasına karar verilmiştir" deniyor. (ekte)
Açık ve sarih... Kazı ve manyetik taramayı yapmakla yükümlü Arkeoloji Müzesi'nden Kurul'a sonuç raporu gitmeden ve bu rapor Kurul tarafından değerlendirilip bir karara varılmadan Sulukule'de, inşaat, temel kazma ve hatta moloz taşıması bile yapılamaz. Oysa Fatih Belediye'si, dünkü açıklamasında, göğsünü gere gere hepsini de yaptığını itiraf ediyor: Molozları 6 aydır taşıdığını, inşaatın başladıgını ve bugün temel atılacagını duyuruyor.
Sulukule'de kısa bir süre önce başlayan elle kazı halen ilk aşamalarında ve daha epey sürecek gibi. Çünkü, üç imparatorluk için de önemli bir konuma sahip bu alanda daha şimdiden bazı kalıntılara ulaşıldı bile... Kurul'un karara bağladıgı jeo-radar manyetik tarama ise henüz hiç başlamadı. O halde Mustafa Demir nereye koşuyor?
Bu aşamada, Koruma Kurulu kararı belli olana kadar, ne TOKI'den ihaleyle inşaatı üstlenen şirketin, ne de Fatih Belediyesi'nin alanda en ufak bir şeyi oynatmaya hakkı var. Fatih Belediyesi'ni bir kez daha, yasal kararlara uymaya ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz.
SULUKULE PLATFORMU
adına
Viki Çiprut
05324515701
Konu ile ilgili uzman görüşleri için:
Prof. Mehmet Özdoğan 05324769526
Necmi Karul, Arkeologlar Dernegi Bşk. 05327763535
Mücella Yapıcı, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi 05322969813
Derya Nüket Özer, Sanat Tarihçisi, Yeditepe Ünv. 05327718371
27 Nisan 2010 Salı
TOKİ’nin Sulukule’si geo-radara takıldı
http://www.ntvmsnbc.com/id/25087289/
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/14523192.asp?rdr=1
http://video.ntvmsnbc.com/?891527#v088198215042245199167088126210074141049251001067
TOKİ’nin Sulukule’si geo-radara takıldı
Ali DAĞLAR 25 Nisan 2010
Romanların yoğun olarak yaşadığı Sulukule’yi yenilemek amacıyla TOKİ tarafından başlatılan proje sit uygulamasına takıldı. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, arkeolojik çalışmanın sonuçları alınana kadar bölgede yapılaşmaya gidilemeyeceğini açıkladı.
SANAT tarihçisi Derya Nükhet Özer’in İstanbul’un Fatih İlçesi’ne bağlı Sulukule’deki arkeolojik zenginliğe dikkat çekip sit alanı ilan edilmesini savunan yazısına Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan sürpriz bir yanıt geldi. Arkeologların sondaj kazılarına başladığı, geo-radar manyetik tarama yapılacağı belirtilen yanıtta, sonuçlar değerlendirilene kadar yapılaşmaya gidilmeyeceği vurgulandı.
Osmanlı eserleri çıktıYanıtın ümit verici olduğunu kaydeden Özer, yıkımın ardından 90 bin metrekarelik boş bir alana dönüşen bölgede tarihi su yolları, manastırlar, iddiaya göre İmparator 2’nci Iustinos’un içinde gösterişli bahçeleri olan, heykellerle donatılmış Deutoron Sarayı’nın bulunduğunu söyledi. Yeni başlayan arkeolojik kazıların daha yüzey aşamasında bile erken dönem Osmanlı mutfak eşyaları bulundu. Yeditepe Üniversitesi GSF Öğretim Üyesi Derya Nüket Özer iki makalesini Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne gönderdi.
Kültür Bakanlığı’na bağlı Yenileme Kurulu bir arkeolojik envanter çalışması, literatür taraması yapmadan projeyi onayladı.
Müze daha şimdiden, kazı ruhsatı alınmamış olmasına karşın, alanda moloz hafriyatına girişen şirketi birkaç kez uyarmak zorunda kaldı bile. İronik olsa da Kentsel Yenileme Projesi, bu alanı bir arkeolojik site dönüştürdü.
Tarama beklenecek
Koruma Kurulu, Özer’in başvurusunu 29 Mart’ta yanıtladı. Bilgi için Fatih Belediye Başkanlığı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne de gönderilen yazıda kazı alanındaki molozların Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde kaldırılması istendi. Alanın hassasiyeti hatırlatılarak, TOKİ projesindeki otopark ve sığınak sınırları içinde arkeolojik kalıntıların tespiti için geo-radar manyetik tarama yapılarak sonuçlarının uygulama öncesinde acele iletilmesi, çalışmalarda ilgili idarelerin eşgüdümlü çalışmaları talep edildi. Sonuçları kurulca değerlendirilene kadar alanda yapılaşmaya yönelik müdahalede bulunulmaması istendi.
* Arkeolojik çalışmalarda da kullanılan geo-radar (yer radarı-GPR), yeraltı yapılarını radyo dalgaları kullanarak belirleyen bir alet.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/14523192.asp?rdr=1
http://video.ntvmsnbc.com/?891527#v088198215042245199167088126210074141049251001067
TOKİ’nin Sulukule’si geo-radara takıldı
Ali DAĞLAR 25 Nisan 2010
Romanların yoğun olarak yaşadığı Sulukule’yi yenilemek amacıyla TOKİ tarafından başlatılan proje sit uygulamasına takıldı. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, arkeolojik çalışmanın sonuçları alınana kadar bölgede yapılaşmaya gidilemeyeceğini açıkladı.
SANAT tarihçisi Derya Nükhet Özer’in İstanbul’un Fatih İlçesi’ne bağlı Sulukule’deki arkeolojik zenginliğe dikkat çekip sit alanı ilan edilmesini savunan yazısına Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan sürpriz bir yanıt geldi. Arkeologların sondaj kazılarına başladığı, geo-radar manyetik tarama yapılacağı belirtilen yanıtta, sonuçlar değerlendirilene kadar yapılaşmaya gidilmeyeceği vurgulandı.
Osmanlı eserleri çıktıYanıtın ümit verici olduğunu kaydeden Özer, yıkımın ardından 90 bin metrekarelik boş bir alana dönüşen bölgede tarihi su yolları, manastırlar, iddiaya göre İmparator 2’nci Iustinos’un içinde gösterişli bahçeleri olan, heykellerle donatılmış Deutoron Sarayı’nın bulunduğunu söyledi. Yeni başlayan arkeolojik kazıların daha yüzey aşamasında bile erken dönem Osmanlı mutfak eşyaları bulundu. Yeditepe Üniversitesi GSF Öğretim Üyesi Derya Nüket Özer iki makalesini Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne gönderdi.
Kültür Bakanlığı’na bağlı Yenileme Kurulu bir arkeolojik envanter çalışması, literatür taraması yapmadan projeyi onayladı.
Müze daha şimdiden, kazı ruhsatı alınmamış olmasına karşın, alanda moloz hafriyatına girişen şirketi birkaç kez uyarmak zorunda kaldı bile. İronik olsa da Kentsel Yenileme Projesi, bu alanı bir arkeolojik site dönüştürdü.
Tarama beklenecek
Koruma Kurulu, Özer’in başvurusunu 29 Mart’ta yanıtladı. Bilgi için Fatih Belediye Başkanlığı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne de gönderilen yazıda kazı alanındaki molozların Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde kaldırılması istendi. Alanın hassasiyeti hatırlatılarak, TOKİ projesindeki otopark ve sığınak sınırları içinde arkeolojik kalıntıların tespiti için geo-radar manyetik tarama yapılarak sonuçlarının uygulama öncesinde acele iletilmesi, çalışmalarda ilgili idarelerin eşgüdümlü çalışmaları talep edildi. Sonuçları kurulca değerlendirilene kadar alanda yapılaşmaya yönelik müdahalede bulunulmaması istendi.
* Arkeolojik çalışmalarda da kullanılan geo-radar (yer radarı-GPR), yeraltı yapılarını radyo dalgaları kullanarak belirleyen bir alet.
25 Mart 2010 Perşembe
Roma people live nomadic lives after demolitions in Sulukule
Many Roma people who moved to apartments in the Taşoluk neighborhood provided by the Mass Housing Administration, or TOKİ, have returned to their original neighborhoods in and near Sulukule for socio-economic and cultural reasons. Most say the apartment expenses were beyond their incomes and also the life there was not suitable for them because they prefer houses with gardens near relatives and neighbors
http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=roma-people-lives-nomadic-life-after-demolitions-in-sulukule-2010-03-23
http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=roma-people-lives-nomadic-life-after-demolitions-in-sulukule-2010-03-23
23 Mart 2010 Salı
Sulukule Arkeolojik Sittir
Üzerinde yaşamın kalmadığı ve üretilen kentsel projenin kamu yararı taşımadığı, dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri için verilecek karar, bir tarihi miras yönetimi konusudur. Yukarıda sözünü ettiğim uluslararası sözleşmeler, kentsel projelerde arkeologların taraflardan biri olarak yer almasını şart koşar. Bizdeki uygulamada ise arkeologlara yalnızca “kazıcılık” işi düşerken, müze ve bu alandaki çeşitli disiplinler sürecin planlamasına dahil edilmiyorlar.
Her arkeolojik sit, kazılmak zorunda değildir. Kazıldıktan sonra nasıl korunacağı en büyük sorundur. Sulukule için de bu karar verilmek zorunda. Oysa proje başladığı anda otomatikman bir arkeolojik kazı başlamış olacak. O zaman başka soruların yanıtları verilmek zorunda kalınacak: Proje mi değişecek, buluntular müzeye mi taşınacak, buluntuların sunduğu bilgi topluma nasıl aktarılacak, nasıl görünür kılınacak vb. Miras yönetimi insanoğlunun belleği ile bugünkü varoluşunu buluşturup geleceğe yansıtma işidir aynı zamanda. Sulukule arkeolojik siti yüzlerce yıldır uyuyan ruhların anısını, dünyanın sürgün Romanlarının hüzünleriyle buluşturan, kendi anlamıyla dolu kocaman bir boşluk olarak duruyor şu an. Bu boşluk, koruma politikalarının en temel prensibi olan “aidiyet duygusu” ile bu toprağa bağlı olan Sulukule halkıyla dolmalı yeniden. Aksi halde boş kalmalı. Boşluk, unutmaya izin vermez, yüzleştirir. ICOMOS 2008 Quebec Deklarasyonu, ‘Mekânın Ruhu” derken korumacılıkta yepyeni bir kapı açtı, bu unutulmamalı.
Son söz: Bu yazı Sulukule’yi kapsıyor ama İstanbul’da hızla ilerleyen bütün yenileme projeleri için de geçerli. Fener-Balat Projesi de yeraltı otoparklarıyla ve kapsadığı alanla aynı yazının konusu.
Derya Nüket Özer
yazının tamamı :
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=986870&CategoryID=42
Her arkeolojik sit, kazılmak zorunda değildir. Kazıldıktan sonra nasıl korunacağı en büyük sorundur. Sulukule için de bu karar verilmek zorunda. Oysa proje başladığı anda otomatikman bir arkeolojik kazı başlamış olacak. O zaman başka soruların yanıtları verilmek zorunda kalınacak: Proje mi değişecek, buluntular müzeye mi taşınacak, buluntuların sunduğu bilgi topluma nasıl aktarılacak, nasıl görünür kılınacak vb. Miras yönetimi insanoğlunun belleği ile bugünkü varoluşunu buluşturup geleceğe yansıtma işidir aynı zamanda. Sulukule arkeolojik siti yüzlerce yıldır uyuyan ruhların anısını, dünyanın sürgün Romanlarının hüzünleriyle buluşturan, kendi anlamıyla dolu kocaman bir boşluk olarak duruyor şu an. Bu boşluk, koruma politikalarının en temel prensibi olan “aidiyet duygusu” ile bu toprağa bağlı olan Sulukule halkıyla dolmalı yeniden. Aksi halde boş kalmalı. Boşluk, unutmaya izin vermez, yüzleştirir. ICOMOS 2008 Quebec Deklarasyonu, ‘Mekânın Ruhu” derken korumacılıkta yepyeni bir kapı açtı, bu unutulmamalı.
Son söz: Bu yazı Sulukule’yi kapsıyor ama İstanbul’da hızla ilerleyen bütün yenileme projeleri için de geçerli. Fener-Balat Projesi de yeraltı otoparklarıyla ve kapsadığı alanla aynı yazının konusu.
Derya Nüket Özer
yazının tamamı :
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=986870&CategoryID=42
21 Ocak 2010 Perşembe
Sulukule'de Bilimsel Kazı yapılacak :-)
Tarihi fırsat: Sulukule bilim adamlarına emanet
Kentsel dönüşüm projesi gerekçesiyle yıkılan Fatih'teki Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde (Sulukule) bilimsel kazı yapılması kararı alındı.
HaberVs, geçen hafta yayınladığı haberde İstanbul Tarihi Yarımada'nın batı sınırında yer alan Sulukule'de arkeolojik kazı yapılması zorunluluğunu gündeme getirmişti (Sulukule'nin altı). Çünkü Tarihi Yarımada, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 17 Haziran 1995 tarihli kararıyla tarihi ve kültürel sit alanı ilan edilmişti. Bölgede inşaat izni ancak, binlerce yıldır yerleşim gören bu alandaki kültür varlıklarının tespit edilmesi ve muhafaza edilmesi gerekli olanların korunması koşuluyla verilebilirdi.
Haberin yayına girdiği gün söz konusu alanda arkeolojik kazı yapılmasına dair hazırlıkların yürütüldüğünü öğrendik. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Vekili Zeynep Kızıltan bu bilgiyi doğruladı:
'Henüz nihai proje ortaya çıkmış değil, avan proje üzerinde çalışıyoruz. Ancak bölgeden sorumlu Yenileme Kurulu (Koruma Kurulu) arkeolojik kazı yapılması yönünde kararını bildirdi. Biz de projede yapılan düzenlemeleri ada ada, parsel parsel kontrol ediyoruz. Bu birimlere dair dosyaların tamamlanmasını bekliyoruz. Kurul, söz konusu alanın tümünde kazı yapılmasını karara bağlar ise araştırma çalışmalarımızı buna göre düzenleriz.'
Sulukule'de -yasalar gereği- bilimsel araştırma yapılması işlemi, Fatih Belediyesi Etüt ve Proje Dairesi Başkanlığı'nın Yenileme Kurulu'na başvurusuyla başladı. Nihai projenin kurul tarafından onaylanmasıyla birlikte İstanbul Arkeoloji Müzeleri Başkanlığı, kazı izni için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na başvuracak ve inşaatı yürütecek firmayla (Özkar İnşaat) protokol imzalamayacak.
İhaleyi alan firma endişeli
Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) inşaat ihalesini Eylül 2009 sonunda kazanan ve 6 Ekim itibarıyla alanı devralan Özkar İnşaat, gelişmeleri yakından takip ediyor. İnşaat alanını sac bariyerlerle çevreleyen ve alana konteynırlarını yerleştiren firma, araştırma projesinin takviminin belli olması için belediye, müze ve kurulla görüşmelerini sürdürüyor. Ulaştığımız bir firma yetkilisi, gecikmeden duyduğu endişeyi şu sözlerle dile getiriyor: 'Kentsel dönüşüm projesi yıllardır devam etmesine rağmen biz ihaleyi alana kadar arkeolojik araştırma için hiçbir adım atılmamış. Şimdi hepsini biz yapmak ve sonuçlandırmak durumundayız.
Arkeologları neler bekliyor?
Şüphesiz Sulukule için alınan bilimsel araştırma kararı, İstanbul ve dünya tarihi önemli bir fırsat. Çünkü tarihi boyunca dünyanın en büyük yerleşimlerinden biri olan ve yoğun yerleşime sahne olan Tarihi Yarımada'da gerçekleşecek en büyük kazılardan birine şans tanıyor. Bugüne kadar gerçekleşen kısıtlı sayıdaki yüzey araştırması, Sulukule'nin toprak altında neler sakladığını anlamak için yeterli değildi. Yakın zamanda başlaması umulan araştırma, kent tarihinin karanlık köşelerine de ışık tutabilecek.
İÜ Bizans Sanatı ABD Öğretim Üyesi Engin Akyürek, HaberVs mikrofonlarına şunları söylemişti:
'Sur içinde (Tarihi Yarımada) herhangi bir yerde toprak altında buluntu olmaması çok uzak bir ihtimal. Sulukule'nin hemen kuzeyinde bugün Kariye Müzesi olarak isimlendirilen Khora Manastırı var. Günümüze sadece kilise kısmı ulaştı ama aslında bu manastır geniş bir yapılar topluluğudur. Yine Kariye'nin kuzeyinde, Tekfur Sarayı olarak bilinen ve Ortaçağ'da Bizans imparatorları tarafından kullanılan Blakhernai Sarayı'na ait yapılar mevcut. Her iki yapı grubunun da Sulukule'de devam ediyor olması olası. Yerini kesin olarak belirleyemesek de o bölgede önemli yapılar olduğu biliniyor.'
Buzdağının görünen yüzü?
Diğer taraftan Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi 13 Ocak'ta yayınladığı 'Sulukule'de Yenileme Projesi ve Arkeolojik Kalıntılar' başlıklı duyuruda, alandaki hafriyat arasında olasılıkla Bizans dönemine tarihlenen kültür varlıklarının bulunduğuna dikkat çekiyordu. Buluntular dozer kepçeleri tarafından tahrip edilmişti.
Marmaray Projesi sayesinde son beş yılda Tarihi Yarımada'da, İstanbul'da bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı kent içi arkeolojik araştırmalar yapıldı. Başta Yenikapı olmak üzere bu 'zorunlu' kazılar, İstanbul ve dünya tarihine somut katkılarda bulundu.
Görünen o ki Sulukule'de -kentsel dönüşüm projesini yürütenleri olmasa da- arkeolog ve tarihçileri renkli günler bekliyor.
Yazı: Gökhan Tan (http://www.habervesaire.com/haber/1712/)
Sulukule'nin Altı başlıklı haber: http://www.kesfetmekicinbak.com/arkeoloji/09345/
Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi: Sulukule'de Yenileme Projesi ve Arkeolojik Kalıntılar http://www.kesfetmekicinbak.com/arkeoloji/09349/
Kentsel dönüşüm projesi gerekçesiyle yıkılan Fatih'teki Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde (Sulukule) bilimsel kazı yapılması kararı alındı.
HaberVs, geçen hafta yayınladığı haberde İstanbul Tarihi Yarımada'nın batı sınırında yer alan Sulukule'de arkeolojik kazı yapılması zorunluluğunu gündeme getirmişti (Sulukule'nin altı). Çünkü Tarihi Yarımada, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 17 Haziran 1995 tarihli kararıyla tarihi ve kültürel sit alanı ilan edilmişti. Bölgede inşaat izni ancak, binlerce yıldır yerleşim gören bu alandaki kültür varlıklarının tespit edilmesi ve muhafaza edilmesi gerekli olanların korunması koşuluyla verilebilirdi.
Haberin yayına girdiği gün söz konusu alanda arkeolojik kazı yapılmasına dair hazırlıkların yürütüldüğünü öğrendik. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Vekili Zeynep Kızıltan bu bilgiyi doğruladı:
'Henüz nihai proje ortaya çıkmış değil, avan proje üzerinde çalışıyoruz. Ancak bölgeden sorumlu Yenileme Kurulu (Koruma Kurulu) arkeolojik kazı yapılması yönünde kararını bildirdi. Biz de projede yapılan düzenlemeleri ada ada, parsel parsel kontrol ediyoruz. Bu birimlere dair dosyaların tamamlanmasını bekliyoruz. Kurul, söz konusu alanın tümünde kazı yapılmasını karara bağlar ise araştırma çalışmalarımızı buna göre düzenleriz.'
Sulukule'de -yasalar gereği- bilimsel araştırma yapılması işlemi, Fatih Belediyesi Etüt ve Proje Dairesi Başkanlığı'nın Yenileme Kurulu'na başvurusuyla başladı. Nihai projenin kurul tarafından onaylanmasıyla birlikte İstanbul Arkeoloji Müzeleri Başkanlığı, kazı izni için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na başvuracak ve inşaatı yürütecek firmayla (Özkar İnşaat) protokol imzalamayacak.
İhaleyi alan firma endişeli
Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) inşaat ihalesini Eylül 2009 sonunda kazanan ve 6 Ekim itibarıyla alanı devralan Özkar İnşaat, gelişmeleri yakından takip ediyor. İnşaat alanını sac bariyerlerle çevreleyen ve alana konteynırlarını yerleştiren firma, araştırma projesinin takviminin belli olması için belediye, müze ve kurulla görüşmelerini sürdürüyor. Ulaştığımız bir firma yetkilisi, gecikmeden duyduğu endişeyi şu sözlerle dile getiriyor: 'Kentsel dönüşüm projesi yıllardır devam etmesine rağmen biz ihaleyi alana kadar arkeolojik araştırma için hiçbir adım atılmamış. Şimdi hepsini biz yapmak ve sonuçlandırmak durumundayız.
Arkeologları neler bekliyor?
Şüphesiz Sulukule için alınan bilimsel araştırma kararı, İstanbul ve dünya tarihi önemli bir fırsat. Çünkü tarihi boyunca dünyanın en büyük yerleşimlerinden biri olan ve yoğun yerleşime sahne olan Tarihi Yarımada'da gerçekleşecek en büyük kazılardan birine şans tanıyor. Bugüne kadar gerçekleşen kısıtlı sayıdaki yüzey araştırması, Sulukule'nin toprak altında neler sakladığını anlamak için yeterli değildi. Yakın zamanda başlaması umulan araştırma, kent tarihinin karanlık köşelerine de ışık tutabilecek.
İÜ Bizans Sanatı ABD Öğretim Üyesi Engin Akyürek, HaberVs mikrofonlarına şunları söylemişti:
'Sur içinde (Tarihi Yarımada) herhangi bir yerde toprak altında buluntu olmaması çok uzak bir ihtimal. Sulukule'nin hemen kuzeyinde bugün Kariye Müzesi olarak isimlendirilen Khora Manastırı var. Günümüze sadece kilise kısmı ulaştı ama aslında bu manastır geniş bir yapılar topluluğudur. Yine Kariye'nin kuzeyinde, Tekfur Sarayı olarak bilinen ve Ortaçağ'da Bizans imparatorları tarafından kullanılan Blakhernai Sarayı'na ait yapılar mevcut. Her iki yapı grubunun da Sulukule'de devam ediyor olması olası. Yerini kesin olarak belirleyemesek de o bölgede önemli yapılar olduğu biliniyor.'
Buzdağının görünen yüzü?
Diğer taraftan Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi 13 Ocak'ta yayınladığı 'Sulukule'de Yenileme Projesi ve Arkeolojik Kalıntılar' başlıklı duyuruda, alandaki hafriyat arasında olasılıkla Bizans dönemine tarihlenen kültür varlıklarının bulunduğuna dikkat çekiyordu. Buluntular dozer kepçeleri tarafından tahrip edilmişti.
Marmaray Projesi sayesinde son beş yılda Tarihi Yarımada'da, İstanbul'da bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı kent içi arkeolojik araştırmalar yapıldı. Başta Yenikapı olmak üzere bu 'zorunlu' kazılar, İstanbul ve dünya tarihine somut katkılarda bulundu.
Görünen o ki Sulukule'de -kentsel dönüşüm projesini yürütenleri olmasa da- arkeolog ve tarihçileri renkli günler bekliyor.
Yazı: Gökhan Tan (http://www.habervesaire.com/haber/1712/)
Sulukule'nin Altı başlıklı haber: http://www.kesfetmekicinbak.com/arkeoloji/09345/
Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi: Sulukule'de Yenileme Projesi ve Arkeolojik Kalıntılar http://www.kesfetmekicinbak.com/arkeoloji/09349/
10 Aralık 2009 Perşembe
İhaleyi Özkar Grup İnşaat kazanmış. İnşaat Başlıyor
http://www.haberturk.com/ekonomi/haber/192249-Sulukulede-insaat-basliyor-ref-f5haber.com.aspx
26 Kasım 2009 Perşembe
Bugünkü Milliyet Gazetesi'nden
http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1166544&Date=26.11.2009&b=Sulukule
Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Sulukule’de başlayan yıkımlar tamamlandı. Geride, TOKİ’nin Gaziosmanpaşa’daki evlerinde yapamayıp geri dönen ve yıkıntılar arasında yaşamaya devam eden birkaç Roman kaldı
Sulukule olarak bilinen Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde tarihi binalar ve caminin dışında kalan 300’ü aşkın bina dozer ve kepçe darbeleriyle yerle bir edildi. Moloz kaldırma çalışmalarının ardından TOKİ’nin konut ve işyeri projesi başlayacak.
Projenin yürütücülerinden Fatih Belediyesi, çoğunluğu Roman 346 kiracıyı konut edinme hakkı tanıyarak TOKİ’nin Gaziosmanpaşa’daki evlerine gönderdi. Ancak gidenler yeni yerlerinde fazla tutunamadı. Aidatları ödeyemeyince, evlerini satıp yine bölgeye yakın yerlerinde kiracı oldu. Tapu sahibi olanların büyük çoğunluğu da haklarını üçüncü şahıslara satmak zorunda kaldı. Tapu sahibi olmadıkları gibi kiracı olduklarını kanıtlayamayanlar ise Hiçkimseyigörmez ailesi gibi sokakta kaldı.
Eşiyle moloz yığınları arasında yaşamaya devam eden Hasan Hiçkimseyigörmez, belediyeye kendisine ait fatura veremediği için bölgede kiracı olarak yaşadığını kanıtlayamamış. Bu yüzden konutlardan almaya hak kazanamamış.
Sulukulelilerin avukatlığını üstlenen Hilal Küey, tarihi çevre ve Roman kültürü korunamadığı gerekçesiyle proje aleyhine açılan davada bilirkişilerin keşif yaptığını ve sonucu beklediklerini söylüyor:?“Dava lehimize sonuçlanırsa proje mahkeme kararına göre revize edilecek.”
‘Suistimaller oldu’
Yenileme alanında yaşayan tüm sakinlerin mağduriyetinin giderildiğini savunan Fatih Belediyesi yetkilileri, TOKİ’nin bölgede 640 konut ile 45 dükkân yapacağını, bu dükkânların da bölge esnafına verileceğini söyledi. Konutların 2-4 kat arası olacağını belirten yetkililer, hafriyatın kaldırılmasının ardından inşaata başlanacağını bildirdi. Yetkililer Sulukulelilerin tepkilerine de şöyle yanıt verdi: “180 ay vade ile kiracılar ev sahibi yapıldı. Barakada yaşayana bile konut edinme hakkı tanıdık ancak suiistimaller yaşandı. Adana ve Trakya’dan gelenler bile oldu.”
Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Sulukule’de başlayan yıkımlar tamamlandı. Geride, TOKİ’nin Gaziosmanpaşa’daki evlerinde yapamayıp geri dönen ve yıkıntılar arasında yaşamaya devam eden birkaç Roman kaldı
Sulukule olarak bilinen Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde tarihi binalar ve caminin dışında kalan 300’ü aşkın bina dozer ve kepçe darbeleriyle yerle bir edildi. Moloz kaldırma çalışmalarının ardından TOKİ’nin konut ve işyeri projesi başlayacak.
Projenin yürütücülerinden Fatih Belediyesi, çoğunluğu Roman 346 kiracıyı konut edinme hakkı tanıyarak TOKİ’nin Gaziosmanpaşa’daki evlerine gönderdi. Ancak gidenler yeni yerlerinde fazla tutunamadı. Aidatları ödeyemeyince, evlerini satıp yine bölgeye yakın yerlerinde kiracı oldu. Tapu sahibi olanların büyük çoğunluğu da haklarını üçüncü şahıslara satmak zorunda kaldı. Tapu sahibi olmadıkları gibi kiracı olduklarını kanıtlayamayanlar ise Hiçkimseyigörmez ailesi gibi sokakta kaldı.
Eşiyle moloz yığınları arasında yaşamaya devam eden Hasan Hiçkimseyigörmez, belediyeye kendisine ait fatura veremediği için bölgede kiracı olarak yaşadığını kanıtlayamamış. Bu yüzden konutlardan almaya hak kazanamamış.
Sulukulelilerin avukatlığını üstlenen Hilal Küey, tarihi çevre ve Roman kültürü korunamadığı gerekçesiyle proje aleyhine açılan davada bilirkişilerin keşif yaptığını ve sonucu beklediklerini söylüyor:?“Dava lehimize sonuçlanırsa proje mahkeme kararına göre revize edilecek.”
‘Suistimaller oldu’
Yenileme alanında yaşayan tüm sakinlerin mağduriyetinin giderildiğini savunan Fatih Belediyesi yetkilileri, TOKİ’nin bölgede 640 konut ile 45 dükkân yapacağını, bu dükkânların da bölge esnafına verileceğini söyledi. Konutların 2-4 kat arası olacağını belirten yetkililer, hafriyatın kaldırılmasının ardından inşaata başlanacağını bildirdi. Yetkililer Sulukulelilerin tepkilerine de şöyle yanıt verdi: “180 ay vade ile kiracılar ev sahibi yapıldı. Barakada yaşayana bile konut edinme hakkı tanıdık ancak suiistimaller yaşandı. Adana ve Trakya’dan gelenler bile oldu.”
15 Kasım 2009 Pazar
Acil Yıkım, Perşembe 10:00-12:00 : Gülsüm Abla'nın evi yıkıldı, yok oldu
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)

siyah beyaz fotoğraflar : Matthieu Chazal
13cü ve 17ci fotoğraf : Neşe Ozan
Diğer fotoğraflar : Najla Osseiran
http://www.bianet.org/bianet/toplum/118211-sulukulede-son-ev-mahkeme-karari-beklenmeden-yikildi
BASIN DUYURUSU
Fatih Belediyesi Sulukule’deki mücadelenin simgelerinden Gülsüm Bitirmiş’in evini yasaya aykırı olarak yıkmak istiyor. Mahkeme tarafından hükme bağlanmış bir el koyma kararı olmadığı halde, zabıta ekibi Gülsüm Bitirmiş’e 12 Kasım’da evin yıkılacağını bildirdi. Oysa el koyma davası henüz neticelenmiş değildir ve işin inanılmaz yanı, aynı gün (12 Kasım) Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde duruşması vardır (saat 10.30).
Yaklaşık 100 senelik geçmişi olan evin ilk sahipleri Gülsüm Teyze’nin 40 sene önce ölen dedesi Hakkı Bey ve ninesi Saniye Hanım’dır. Torun Gülsüm Bitirmiş bu evde doğdu ve 56 yıllık hayatını hep bu evde geçirdi. Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz Temmuz ayında, mahkemeden el koyma kararı
çıktığını ileri süren Fatih Belediyesi, evi yıkmaya gelmiş, ancak eline herhangi bir kamulaştırma tebligatı ulaşmayan Gülsüm Teyze’nin direnmesi neticesinde yıkamamıştı.
O günlerde yapılan küçük bir araştırma gösterdi ki, evle ilgili gerçekten de mahkeme tarafından verilmiş bir el koyma kararı vardı. Ne var ki, Belediye kararı 40 sene önce ölmüş dede Hakkı ve nine Saniye’nin şahsında aldırmıştı. Yasal mirasçı Gülsüm Bitirmiş’in el koyma davasından haberi dahi olmamış, Kamulaştırma Kanunu’nun tanıdığı bedele itiraz, kamulaştırmaya itiraz gibi haklarını da kullanamamıştı.
Unutmadan söyleyelim: Sosyal belediyemiz bu evde 40 sene önce ölmüş dede ve ninenin mirasçısı Gülsüm Bitirmiş’in yaşadığını gayet iyi bilmektedir.
Bu yasaya aykırı oldubitti karşısında Gülsüm Teyze hukuk mücadelesi başlattı. Türk Hukukuna göre ölü aleyhine dava açılmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle mahkemeye başvurarak, iade-i muhakeme yolu ile incelenmesini ve davanın reddini talep etti. İade-i muhakemeyi yerinde gören mahkeme, yeniden inceleme başlattı. Bu durum Belediye’ye ihtaren bildirilmiş olmasına rağmen, “sosyal projeciler” yıkım tehdidine başvurmaya cüret edebilmektedirler; hem de davanın görüleceği günde!
Unutmadan söyleyelim: Mahallede tapuda intikal işlemleri tamamlanmamış birçok taşınmaza aynı hileyle el koyulmuştur. Yoksul mülk sahiplerinin el koyma kararından haberi dahi olmamıştır; ölmüş dede ve nineler adına açılan banka hesaplarına yatırılan kamulaştırma bedellerine erişebilecekleri de çok kuşkuludur.
Sayın Basın Mensupları, yoksul Romanların mahallesini zenginlere ev yapmak için kamulaştırmanın adaletsizliğini bir yana bırakalım; bu insanların Kamulaştırma Yasası’nın tanıdığı haklardan dahi yararlanamaz kılınması, kamulaştırma bedeline erişmelerinin imkansız hale getirilmesi acaba hangi vicdanla bağdaşır?
Sayın Basın Mensupları sizleri, yoksulların ellerinden evlerinin hangi yöntemlerle alınmaya çalışıldığına hep birlikte tanık olmaya ve bu hukuksuzluğu açık etmeye çağırıyoruz.
SULUKULE PLATFORMU
Tarih: 12 Kasım 2009 Perşembe
Yer: Sarmaşık Cad. No: 48 SULUKULE-EDİRNEKAPI
Saat: 08.30’dan itibaren dozer gelebilir.
18 Ekim 2009 Pazar
AB İlerleme Raporu'nda ve BM AGFE Raporu'nda Sulukule
fotoğraflar Najla Osseiran
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=959272&Date=15.10.2009&CategoryID=98
http://taraf.com.tr/haber/42300.htm
AB'nin son açıklanan İlerleme Raporu’na göre, dünyada Çingeneler için yaşanacak en kötü yerlerden biri Türkiye.
http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=19&ArticleID=1150706&Date=15.10.2009&b=Turkiye
Sulukule’de olup bitenler, uluslararası raporlara konu oluyor. Son olarak, Avrupa Birliği İlerleme Raporu’nda Sulukule’deki yıkımlar eleştirildi.
ROMANLARIN Sulukule’den çıkarılması, üç uluslararası raporla ağır biçimde eleştirildi. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg’in Türkiye Azınlıklar Raporu, BM-Habitat Zorla Tahliyeler Danışmanlar Kurulu (AGFE) raporu ve AB İlerleme Raporu’nda Sulukule projesiyle ilgili sert eleştiriler yer aldı. Raporlarda, Romanların konut, istihdam, sağlık hizmeti, sosyal yardım ve medeni haklardan etkin şekilde istifade edememeleriyle, polis ve devlet dışı şiddetten duyulan endişeler dile getirildi.
http://www.guncel-haber.com/4990348/haber_sulukule_ab_raporuna_girdi/
AGFE'nin İstanbul raporu Birleşmiş Milletler Habitat Zorla Tahliyeler Danışmanlar Kurulu Başkanı Yves Cabannes, kentte gerçekleştirilecek her büyük çaplı proje ve yatırımın tahliye ve yıkım etki değerlendirmesinin yapılması gerektiğini söyledi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=87478
Birleşmiş Milletler (BM)-HABITAT Genel Başkanlığı’na bağlı, “Zorla Tahliyeler konusunda Danışmanlar Kurulu" (AGFE), Türkiye’de barınma hakkını koruma altına alacak uygun çözümler bulunana kadar, zorla tahliyelerin ve yıkımların durdurulması istedi.
http://www.mimarizm.com/Diger/YaziciyaGonder.aspx?Type=Haber&ID=49767
http://www.yapi.com.tr/Haberler/agfe-turkiye-habitat-gundemine-uymuyor_73337.html
http://www.arkitera.com/h46099-agfenin-istanbul-raporu.html
Yoksulların mülkleri nasıl ellerinden alınıyor? Sulukule örneği
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=958858&Date=18.10.2009&CategoryID=42
HER ŞEY KİTABINA UYGUN
Hilal Küey
Hayır, hayır, Fatih ilçesi Neslişah ve Hatice Sultan (Sulukule) mahallelerinin 5366 sayılı yasa kapsamında yenileme alanı ilan edilmesindeki yanlışlardan, diğer yasalarla çelişkilerinden, kamulaştırma kavramının ruhu ile bu yasanın nasıl da çeliştiğinden söz etmeyeceğim. (Yasanın tam adı, Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun. R.G. 05.07.2005)
Sulukule’nin 19.10.2006 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile acele kamulaştırmasına karar verilmesinden, 2009 yılı itibarıyla hâlâ idare adına tescil kararları olmadığına göre, niçin acele kamulaştırma diye de sormayacağım.
İstanbul 1 nolu Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 12.07.1995 tarihli kararı ile Kentsel ve Tarihi Sit ilan edilen bölgede, Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2.11.2007 tarihli kararı ile onaylanan avan projedeki, tescilli bina sayısı eksikliklerinden de bahsetmeyeceğim.
Yine avan projenin Roman kültürünü korumadığı konusuna hiç ama hiç değinmeyeceğim. Sağır sultan bile duydu. UNESCO’nun konu ile ilgili raporları bir yana, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği’nin 01.10.2009 tarihli raporunun Sulukule ile ilgili bölümlerine bakmak yeterli olacaktır. (Sayfa 4, paragraf 6; sayfa 28, bölüm VI. Madde 133 146)
Somut davalardan söz edeceğim sizlere, yasaların insana nasıl değdiğinden. 4650 sayılı yasa ile değişik Kamulaştırma Kanunu’na göre, kamulaştırılmasına karar verilen alandaki taşınmaz malikleri ile öncelikle, anlaşma yoluna gidilmesi (satın alma usulü; 8.madde), anlaşma sağlanamayanlara karşı ise acele el koyma, tespit ve tescil davalarının açılması gerekiyor.
Tapudaki mal sahibi
Sulukule’de 8. madde anlaşmaları, acele kamulaştırma kararının uygulanacağı baskısı ile sağlandı. Ekonomik yönden güçsüz olan bölge halkı, tapuların çoğunun da hisseli olması karşısında, ya belediyenin verdiği düşük kamulaştırma bedellerini kabul etmek ya da arsa spekülatörlerine biraz daha yükseğine satmak ikilemi ile karşı karşıya kaldılar.
Bu ikilemi kabul etmeyen az sayıda mahalleliyi ise başka bir sürpriz bekliyordu: 40 -50 yıl önce ölen nineleri -dedeleri aleyhlerine alınmış el koyma kararları. Bu el koyma kararından bir biçimde haberdar olanlar şanslıydılar! Zira haber üzerine Fatih Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurup veraset ilamı çıkarabilecekler, bazıları Osmanlıca olan eski tapularda soyadı bulunmadığından, soyadsız alınmış olan el koyma kararı ve bankaya yatırılan bedelin, kendi dedesine ait olduğunu açacakları yenileme davalarında ispat edebilmenin yollarını arayacaklardı.
Örneğin tapudaki mal sahibinin kimlik açıklama bilgileri şu şekilde olabilmektedir: Filibe eşrafından Veli oğlu Ali. İşte bu Ali’nin evde oturan Ayşe’nin miras bırakanı olduğunun ispatı gerekmektedir. Takdir edersiniz ki süreç gerekir.
Peki bu zaman zarfında ne olur? Kamulaştırma bedeli bankaya yatırılıp el koyma kararı ile de yıkıma geçilen evin mirasçısı, henüz hiçbir bedel almaksızın sokaktadır. Bilirsiniz, Anayasa 35 mülkiyet hakkını korur. AİHS 1.Ek protokol de öyle.
Mirasçı sıfatı ile mülk sahibinin, İdarenin Kamulaştırma Kanunu 10. maddeye göre açacağı davadan da bihaber olacağını söylemek kehanet değildir artık. Davadan haberdar olmayınca, kanunun kendisine tanıdığı kamulaştırmaya itiraz, bedele itiraz gibi haklarını ise zaten kullanamamış olmaktadır. (Hani mülkiyet ancak kanunla sınırlanırdı? Sınırı da Kamulaştırma Kanunu idi? İdarenin kararlarının haksız olduğunu düşünürse vatandaş, yargıya gidebilirdi? Bedeli verilmeden kimsenin malına el konamazdı?)
İstanbul Fatih İlçesi 1. grup 2. no’lu Yenileme Alanları Proje ve Uygulamaları’na ilişkin protokolün 14.maddesi “... anlaşma sağlanamayanların kesinleştirilmesinden sonra kamulaştırma çalışmaları 6 ayda tamamlanacaktır” hükmünü taşıyor ama ne gam!
Tapudaki soyadsız müteveffa malikler adına, el koyma kararları alınmış ve çoktan yıkıma geçilmiştir. Üstelik henüz uygulama projesi yokken! Evet, yanlış duymadınız sadece avan proje ile henüz uygulama projesi mevcut değilken tüm mahalle nerede ise tamamen yıkıldı. Aslında bu bir kamulaştırmasız el koyma halidir.
Kaldı ki, avan proje dahi henüz kesinleşmiştir. Avan projeyi onayan karara karşı iptal davası açılmış olup, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nden keşif günü beklenmektedir. Müteveffalar adına el koyma kararı alınan parsellerin bazı mirasçıları, söz konusu iptal davasında taraftırlar. Bu durumda belediyenin en azından bu mirasçılardan habersiz olduğu söylenemez.
Yazının başlığına dönersek Sulukule kamulaştırmaları evrak üzerinde yasal gözüküyor. Peki ya vicdanlarda? Hukuk vicdanını arayıp bulmalıdır.
HİLAL KÜEY Avukat
HER ŞEY KİTABINA UYGUN
Hilal Küey
Hayır, hayır, Fatih ilçesi Neslişah ve Hatice Sultan (Sulukule) mahallelerinin 5366 sayılı yasa kapsamında yenileme alanı ilan edilmesindeki yanlışlardan, diğer yasalarla çelişkilerinden, kamulaştırma kavramının ruhu ile bu yasanın nasıl da çeliştiğinden söz etmeyeceğim. (Yasanın tam adı, Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun. R.G. 05.07.2005)
Sulukule’nin 19.10.2006 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile acele kamulaştırmasına karar verilmesinden, 2009 yılı itibarıyla hâlâ idare adına tescil kararları olmadığına göre, niçin acele kamulaştırma diye de sormayacağım.
İstanbul 1 nolu Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 12.07.1995 tarihli kararı ile Kentsel ve Tarihi Sit ilan edilen bölgede, Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2.11.2007 tarihli kararı ile onaylanan avan projedeki, tescilli bina sayısı eksikliklerinden de bahsetmeyeceğim.
Yine avan projenin Roman kültürünü korumadığı konusuna hiç ama hiç değinmeyeceğim. Sağır sultan bile duydu. UNESCO’nun konu ile ilgili raporları bir yana, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği’nin 01.10.2009 tarihli raporunun Sulukule ile ilgili bölümlerine bakmak yeterli olacaktır. (Sayfa 4, paragraf 6; sayfa 28, bölüm VI. Madde 133 146)
Somut davalardan söz edeceğim sizlere, yasaların insana nasıl değdiğinden. 4650 sayılı yasa ile değişik Kamulaştırma Kanunu’na göre, kamulaştırılmasına karar verilen alandaki taşınmaz malikleri ile öncelikle, anlaşma yoluna gidilmesi (satın alma usulü; 8.madde), anlaşma sağlanamayanlara karşı ise acele el koyma, tespit ve tescil davalarının açılması gerekiyor.
Tapudaki mal sahibi
Sulukule’de 8. madde anlaşmaları, acele kamulaştırma kararının uygulanacağı baskısı ile sağlandı. Ekonomik yönden güçsüz olan bölge halkı, tapuların çoğunun da hisseli olması karşısında, ya belediyenin verdiği düşük kamulaştırma bedellerini kabul etmek ya da arsa spekülatörlerine biraz daha yükseğine satmak ikilemi ile karşı karşıya kaldılar.
Bu ikilemi kabul etmeyen az sayıda mahalleliyi ise başka bir sürpriz bekliyordu: 40 -50 yıl önce ölen nineleri -dedeleri aleyhlerine alınmış el koyma kararları. Bu el koyma kararından bir biçimde haberdar olanlar şanslıydılar! Zira haber üzerine Fatih Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurup veraset ilamı çıkarabilecekler, bazıları Osmanlıca olan eski tapularda soyadı bulunmadığından, soyadsız alınmış olan el koyma kararı ve bankaya yatırılan bedelin, kendi dedesine ait olduğunu açacakları yenileme davalarında ispat edebilmenin yollarını arayacaklardı.
Örneğin tapudaki mal sahibinin kimlik açıklama bilgileri şu şekilde olabilmektedir: Filibe eşrafından Veli oğlu Ali. İşte bu Ali’nin evde oturan Ayşe’nin miras bırakanı olduğunun ispatı gerekmektedir. Takdir edersiniz ki süreç gerekir.
Peki bu zaman zarfında ne olur? Kamulaştırma bedeli bankaya yatırılıp el koyma kararı ile de yıkıma geçilen evin mirasçısı, henüz hiçbir bedel almaksızın sokaktadır. Bilirsiniz, Anayasa 35 mülkiyet hakkını korur. AİHS 1.Ek protokol de öyle.
Mirasçı sıfatı ile mülk sahibinin, İdarenin Kamulaştırma Kanunu 10. maddeye göre açacağı davadan da bihaber olacağını söylemek kehanet değildir artık. Davadan haberdar olmayınca, kanunun kendisine tanıdığı kamulaştırmaya itiraz, bedele itiraz gibi haklarını ise zaten kullanamamış olmaktadır. (Hani mülkiyet ancak kanunla sınırlanırdı? Sınırı da Kamulaştırma Kanunu idi? İdarenin kararlarının haksız olduğunu düşünürse vatandaş, yargıya gidebilirdi? Bedeli verilmeden kimsenin malına el konamazdı?)
İstanbul Fatih İlçesi 1. grup 2. no’lu Yenileme Alanları Proje ve Uygulamaları’na ilişkin protokolün 14.maddesi “... anlaşma sağlanamayanların kesinleştirilmesinden sonra kamulaştırma çalışmaları 6 ayda tamamlanacaktır” hükmünü taşıyor ama ne gam!
Tapudaki soyadsız müteveffa malikler adına, el koyma kararları alınmış ve çoktan yıkıma geçilmiştir. Üstelik henüz uygulama projesi yokken! Evet, yanlış duymadınız sadece avan proje ile henüz uygulama projesi mevcut değilken tüm mahalle nerede ise tamamen yıkıldı. Aslında bu bir kamulaştırmasız el koyma halidir.
Kaldı ki, avan proje dahi henüz kesinleşmiştir. Avan projeyi onayan karara karşı iptal davası açılmış olup, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nden keşif günü beklenmektedir. Müteveffalar adına el koyma kararı alınan parsellerin bazı mirasçıları, söz konusu iptal davasında taraftırlar. Bu durumda belediyenin en azından bu mirasçılardan habersiz olduğu söylenemez.
Yazının başlığına dönersek Sulukule kamulaştırmaları evrak üzerinde yasal gözüküyor. Peki ya vicdanlarda? Hukuk vicdanını arayıp bulmalıdır.
HİLAL KÜEY Avukat
15 Ekim 2009 Perşembe
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin Türkiye raporunda Sulukule'ye geniş yer verildi



fotoğraflar Sandro Weltin
2 Ekim 2009 tarihinde yayınlanan raporu şu adreste okuyabilirsiniz :
https://wcd.coe.int/ViewDoc.jsp?id=1511197&Site=CommDH&BackColorInternet=FEC65B&BackColorIntranet=FEC65B&BackColorLogged=FFC679
http://yenisafak.com.tr/Dunya/Default.aspx?t=02.10.2009&i=214266
http://bianet.org/bianet/siyaset/117392-romanlari-koruyamiyorsaniz-kentsel-donusumu-durdurun
http://samanyolu.com/haber/53322/insan-haklari-komiseri-hammarberg-turkiyede-azinlik-ve-multeci-raporunu-acikladi/
http://www.yapi.com.tr/Haberler/avrupa-konseyi-romanlar-marjinallestiriliyor_72911.html
18 Ağustos 2009 Salı
Sulukule Atölyesi'nin hazırladığı Alternatif Proje mahallede tartışıldı
8 Ağustos 2009 Cumartesi
UNESCO Dünya Miras Merkezi Direktörü Türk hükümetinden Sulukule Atölyesi’nin hazırladığı alternatif projeyi dikkate almasını istedi
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12229946
http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1125770&Date=07.08.2009&b=Sulukuleyi%20kurtarma%20projesi%20UNESCOyu%20sevindirdi&ver=09
UNESCO Dünya Miras Merkezi Direktörü Bandarin, Dünya Miras Sözleşmesi’ne uygun davranmasını beklediği Türk hükümetinden Sulukule Atölyesi’nin hazırladığı alternatif projeyi dikkate almasını istedi.
http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1125770&Date=07.08.2009&b=Sulukuleyi%20kurtarma%20projesi%20UNESCOyu%20sevindirdi&ver=09
UNESCO Dünya Miras Merkezi Direktörü Bandarin, Dünya Miras Sözleşmesi’ne uygun davranmasını beklediği Türk hükümetinden Sulukule Atölyesi’nin hazırladığı alternatif projeyi dikkate almasını istedi.
7 Ağustos 2009 Cuma
Gogol Bordello'dan Sulukule Şarkısı
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=949773&Date=15.08.2009&CategoryID=79
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=75486
http://www.tarafsizhaber.com/haber-Sulukule-d252nya-sahnesinde-260952/
http://www.ihlassondakika.com/detail.asp?id=195002
http://www.youtube.com/watch?v=pO7cwm98vB8
http://www.youtube.com/watch?v=MLRq3slUioY
SULUKULE (EDUCATE THY NEIGHBOR!)
STRETS OF SULUKULE
ARE DOWN DOWN DOWN
URBAN PROGRESS BULLIES
TRY TO STEAL ITS CROWN
TILL FIRST NOTE A-RIPPLES
AND STREET BEATS ERRUPTS
NOW YOU SEE WHO'S HEART AND SOUL
IS BANKRUPT
NOT THESE SMILES NOT THESE EYES
TIRED OF TRUTH THEY'RE TIRED OF LIES
DO YOU BELIEVE BY THE SWORD ALL DIE
WHEN MAHALADOS ARE JUST TRYING TO GET BY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH HA)
EDUCATE MY FRIEND THY NEIGHBOOR EY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH AH)
EDUCATE MY FRIEND THEY NEIGHBOOR EI EI EI
EDUCATE THY NEIGHBOR
BOUT THE URBAN PLOT
TO PAVE OVER CULTURE
FOR NEW PARKING LOT
EDUCATE THY NEIGHBOOR
BOUT ATTROCITY
THEY BULDOZE AS IF YOU CAN BUY
THOUSAND YEARS OF HISTORY
NOT THESE SMILES NOT THESE EYES
TIRED OF TRUTH THEY'RE TIRED OF LIES
DO YOU BELIEVE BY THE SWORD ALL DIE
WHEN FAVELADOS ARE JUST TRYING TO GET BY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH HA)
EDUCATE MY FRIEND THY NEIGHBOOR EY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH AH)
EDUCATE MY FRIEND THEY NEIGHBOOR EI EI EI
Sulukule sokakları
Yerle bir, yerle bir, yerle bir
Kentsel dönüşüm kabadayıları
Çalıyor Sulukule’nin tacını
Çıkarken daha ilk nota
Başlıyor sokağın ritmi
İşte o zaman çıkıyor ortaya
İflas eden kimin ruhu, kimin kalbi
Ne bu tebessüm, ne de bu gözler
Gerçek yorgunu, yalan yorgunu
İnanıyor musun, emir kesebilir mi demiri
Mahalleli taştan çıkarırken ekmeğini
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Kentsel dönüşüm tuzağına
Yeni bir otopark adına
Kültürün üstüne dökülen asfalta
Uyandır komşunu
Uyandır katliama
Üstümüzden geçiriyorlar buldozerleri
Satın alabilirlermiş gibi binlerce yıllık tarihi
Ne bu tebessüm, ne de bu gözler
Gerçek yorgunu, yalan yorgunu
İnanıyor musun, emir kesebilir mi demiri
Favelalar taştan çıkarırken ekmeğini
İster bir kadeh Porto şarabı eşliğinde
İster fokurdatırken bir nargile
Uyandır dostum komşunu
İzah et ona, nedir hadise
İster poker çevirirken
İster sevişme ertesinde sigara içerken
Ağızdan çıkan sözün uyandırıcılığı
Sollar TV’yi ve dahi internet olayını
Benim nabzım Barrios atar
Benim nabzım Soweto atar
Benim nabzım Sulukule atar
Benim nabzım getto atar
Aklın kesiyor mu, emir keser mi demiri
Favelalar taştan çıkarırken ekmeğini
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=75486
http://www.tarafsizhaber.com/haber-Sulukule-d252nya-sahnesinde-260952/
http://www.ihlassondakika.com/detail.asp?id=195002
http://www.youtube.com/watch?v=pO7cwm98vB8
http://www.youtube.com/watch?v=MLRq3slUioY
SULUKULE (EDUCATE THY NEIGHBOR!)
STRETS OF SULUKULE
ARE DOWN DOWN DOWN
URBAN PROGRESS BULLIES
TRY TO STEAL ITS CROWN
TILL FIRST NOTE A-RIPPLES
AND STREET BEATS ERRUPTS
NOW YOU SEE WHO'S HEART AND SOUL
IS BANKRUPT
NOT THESE SMILES NOT THESE EYES
TIRED OF TRUTH THEY'RE TIRED OF LIES
DO YOU BELIEVE BY THE SWORD ALL DIE
WHEN MAHALADOS ARE JUST TRYING TO GET BY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH HA)
EDUCATE MY FRIEND THY NEIGHBOOR EY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH AH)
EDUCATE MY FRIEND THEY NEIGHBOOR EI EI EI
EDUCATE THY NEIGHBOR
BOUT THE URBAN PLOT
TO PAVE OVER CULTURE
FOR NEW PARKING LOT
EDUCATE THY NEIGHBOOR
BOUT ATTROCITY
THEY BULDOZE AS IF YOU CAN BUY
THOUSAND YEARS OF HISTORY
NOT THESE SMILES NOT THESE EYES
TIRED OF TRUTH THEY'RE TIRED OF LIES
DO YOU BELIEVE BY THE SWORD ALL DIE
WHEN FAVELADOS ARE JUST TRYING TO GET BY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH HA)
EDUCATE MY FRIEND THY NEIGHBOOR EY
EDUCATE THY NEIGHBOOR (AH AH AH)
EDUCATE MY FRIEND THEY NEIGHBOOR EI EI EI
Sulukule sokakları
Yerle bir, yerle bir, yerle bir
Kentsel dönüşüm kabadayıları
Çalıyor Sulukule’nin tacını
Çıkarken daha ilk nota
Başlıyor sokağın ritmi
İşte o zaman çıkıyor ortaya
İflas eden kimin ruhu, kimin kalbi
Ne bu tebessüm, ne de bu gözler
Gerçek yorgunu, yalan yorgunu
İnanıyor musun, emir kesebilir mi demiri
Mahalleli taştan çıkarırken ekmeğini
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Kentsel dönüşüm tuzağına
Yeni bir otopark adına
Kültürün üstüne dökülen asfalta
Uyandır komşunu
Uyandır katliama
Üstümüzden geçiriyorlar buldozerleri
Satın alabilirlermiş gibi binlerce yıllık tarihi
Ne bu tebessüm, ne de bu gözler
Gerçek yorgunu, yalan yorgunu
İnanıyor musun, emir kesebilir mi demiri
Favelalar taştan çıkarırken ekmeğini
İster bir kadeh Porto şarabı eşliğinde
İster fokurdatırken bir nargile
Uyandır dostum komşunu
İzah et ona, nedir hadise
İster poker çevirirken
İster sevişme ertesinde sigara içerken
Ağızdan çıkan sözün uyandırıcılığı
Sollar TV’yi ve dahi internet olayını
Benim nabzım Barrios atar
Benim nabzım Soweto atar
Benim nabzım Sulukule atar
Benim nabzım getto atar
Aklın kesiyor mu, emir keser mi demiri
Favelalar taştan çıkarırken ekmeğini
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
1 Ağustos 2009 Cumartesi
Son haberler
Geçen hafta perşembe günü Gülsüm Abla'nın evine yıkıma gelmeleri hepimizi çok korkuttu. Gülsüm Abla'nın direnmesi sayesinde yıkım engellendi. Çarşamba günü
bu konuda bir basın toplantısı düzenlendi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12167646.asp?gid=0&srid=0&oid=0&l=1
TOKİ, alternatif bir proje hazırlamış olan STOP (Sınır Tanımayan Plancılar) ve Sulukule Platformu ile görüşerek, mahallelinin geri dönüşünü ve mahallede kalmasını sağlayabilecek bir proje ile ilgilenebileceğini bildirdi.
Gönüllü akademisyen, üniversite öğrencileri, mimarlar ve platform gönüllülerinin katılımı ile oluşturulan Sulukule Atölyesi alternatif bir yaklaşım ve proje geliştirmek üzere çalışmalarına başladı.
http://www.birgun.net/city_index.php?news_code=1249643598&year=2009&month=08&day=07
http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=sulukule-for-its-own-people-2009-07-30
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=947365&Date=30.07.2009&CategoryID=77
Mahallede çocuklarla birlikte yapılan çalışmalar çeşitlenerek artıyor.Okuma yazma dersleri, uçurtma üretim fabrikası, video atölyesi, mahalle dışına geziler bunlardan bazıları.






bu konuda bir basın toplantısı düzenlendi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12167646.asp?gid=0&srid=0&oid=0&l=1
TOKİ, alternatif bir proje hazırlamış olan STOP (Sınır Tanımayan Plancılar) ve Sulukule Platformu ile görüşerek, mahallelinin geri dönüşünü ve mahallede kalmasını sağlayabilecek bir proje ile ilgilenebileceğini bildirdi.
Gönüllü akademisyen, üniversite öğrencileri, mimarlar ve platform gönüllülerinin katılımı ile oluşturulan Sulukule Atölyesi alternatif bir yaklaşım ve proje geliştirmek üzere çalışmalarına başladı.
http://www.birgun.net/city_index.php?news_code=1249643598&year=2009&month=08&day=07
http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=sulukule-for-its-own-people-2009-07-30
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=947365&Date=30.07.2009&CategoryID=77
Mahallede çocuklarla birlikte yapılan çalışmalar çeşitlenerek artıyor.Okuma yazma dersleri, uçurtma üretim fabrikası, video atölyesi, mahalle dışına geziler bunlardan bazıları.






30 Haziran 2009 Salı
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Sayın Thomas Hammarberg pazar günü mahalleyi ziyaret etti
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













